biraz daha sağlıklı bir şey içeceğim diye aylardır ara ara içtiğim ama asla alışamadığım kahve.
hâlâ yüzümü buruştura buruştura içiyorum bu mereti.
daha bu sabah üşengeçlikten mecburen içtim, sonlara doğru "biz ayrı dünyaların varlıklarıyız, daha fazla zorlama istersen" diyecek gibiydi.
bana, bundan 15 yıl kadar önce granül kahveyle suyu karıştırıp keyfime bakarken ne halt yemeye bu filtre kahve işine bulaştım bilmiyorum dedirten kahvedir.
daha güzelini nasıl içebilirim savaşı verirken, kendimi kahve demlerken kullandığım suyun sertliğini anlamak için magnezyum ve kalsiyum iyonlarının oranlarına bakarken buldum. yok efendim çekirdeğin kavrumu akabinde hemen içmeyip bir haftalık degassing süresini beklemek, suyun akış hızını geciktirmeyen
