gun x sword

görsel


2005 yapımı, 26 bölümlük, western sosuna bulanmış mecha intikam animesi.

hani bazı animeler vardır ya “travmalı erkek karakterimizi iyileştirelim, duygularını konuşsun, sonra toplumsal barış için kılıcını bıraksın” diye başlar. işte gun x sword öyle bir anime değil. van denen adamın nişanlısını pençeli bir manyak öldürmüş, adam da “ben bunu terapiyle aşarım” demek yerine takım elbiseyi çekip kılıcı almış, gezegen gezegen adam arıyor.

olması gereken de budur zaten.

van karakteri bugünün senaristlerinin eline düşse ilk bölümde “intikam döngüsünü kırmalıyız” diye ağlatılırdı. burada ise adam aç, uykusuz, sosyal becerileri patates, kadınlarla iletişimi bozuk, sos diye önüne ne koysan yemeğin üstüne boca eden bir canlı. ama hedefi net: pençeli adamı bulacak ve kesecek.

bu kadar.

işte eski anime kafası buydu. karakterin travması vardır, travmanın sonucu vardır, bunun da aksiyona dönüşen bir ağırlığı vardır. şimdi olsa 8 bölüm boyunca van’ın toksik maskülenliği tartışılır, 9. bölümde wendy ona “erkeklik performansı” üzerine nutuk çeker, finalde de claw ile sarılıp ağlaşırlardı.

burada ise adam mecha çağırıyor.

dizinin anti sjw tarafı da aslında bağırmasında değil, hiç takmamasında. wendy küçük kız karakteri diye sürekli “bakın bu da güçlü kadın karakterimiz” diye seyircinin gözüne sokulmuyor. çocuk korkuyor, ağlıyor, inat ediyor, hata yapıyor, büyüyor. carmen 99 zaten başlı başına yürüyen özgüven. kadın güçlü ama bunu ispatlamak için erkekleri aşağılamak zorunda değil. fasalina desen ayrı manyak. yani dizi kadın karakter yazmayı biliyor çünkü kadın karakter yazıyor; powerpoint sunumu hazırlamıyor.

bugünün woke aklı bunu çekse carmen’in ilk işi van’a “benim bedenim benim kararım” diye nutuk atmak olurdu, van da “ben de duygusal emeğini sömürdüğüm için özür dilerim” derdi. burada carmen işini yapıyor, parasına bakıyor, gerektiğinde ortamı yakıyor. mis gibi karakter.

asıl mevzu claw’da.

adamın motivasyonu “barış, uyum, herkesin mutlu olduğu dünya” falan. yani kulağa linkedin aktivisti gibi geliyor. ama iş uygulamaya gelince gezegeni fabrika ayarlarına döndürmek isteyen bir deli. bu yüzden gun x sword’un en komik tarafı şu: anime sana kötü adamı sakallı, bağıran, dünyayı yakacağım diyen klasik manyak olarak vermiyor. gayet sakin, sevecen, idealist, “herkes için daha iyi bir dünya” diyen bir amca veriyor.

ve sonra diyorsun ki: aha, kamu spotu konuşmaya başladı, birazdan milyonlar ölecek.

dark humor tarafı burada zaten çok iyi çalışıyor. van’ın yemekle kurduğu ilişki bile ayrı komedi. adam fine dining düşmanı gibi yaşıyor. önüne ne gelirse sosla boğuyor. gurme programına çıksa şefin kariyerini tek tabakla bitirir. wendy yanında ahlak pusulası gibi dolaşıyor ama van’ın pusulası tek yön gösteriyor: pençeli adam.

dizi bir yandan mecha dövüşü, western kasabası, intikam hikayesi, absürt yan karakter, melon şapkalı dram, çölde gezen serseri estetiği veriyor; diğer yandan hiç utanmadan “iyi niyetli manyaklar en tehlikeli manyaklardır” diyor.

benim sevdiğim kısmı da bu. gun x sword sana “şiddet kötü müdür?” diye felsefe kasmıyor. “yanlış kişiye yanlış zamanda bulaşırsan smokinli bir otistik intikam meleği gelip seni ikiye bölebilir” diyor.

bu yüzden underrated animedir.

ne trigun kadar meşhur oldu, ne cowboy bebop kadar kültleşti, ne code geass kadar konuşuldu. ama o eski anime döneminin en güzel huylarından birini taşır: kimseye yaranmaya çalışmaz. hikayesini anlatır, karakterini yürütür, mizahını yapar, dramını çakar, finalde de hesabı kapatır.

bugün çekilse van’ın kılıcı elinden alınır, wendy sosyal adalet danışmanı olur, carmen 99’un adı carmen body positivity yapılır, claw da “yanlış anlaşılmış reformist lider” diye spin-off alırdı.

neyse ki 2005’te yapılmış.

o yüzden hâlâ izlenir.
4 1
ayı kullanıcısının profil fotografı