antik yunan oyun yazarı sophokles'in, thebai kraliyet ailesi olan labdakos hanedanı'nın üç kuşak trajedisini ve çatışmasını aktardığı; birbiri ile ilişkili olsa bile her biri ayrı ayrı sahnelenebilen tragedya serisinin en bilinen adıdır. bir başka deyişle oidipus üçlemesi.
bu seri; kral oidipus, oidipus kolonos'ta ve antigone oyunlarından oluşur. kronolojik hikaye örgüsü bu şekilde olmasına rağmen, bu üçlemede ilk yazılan eser hikâyenin son bölümü olan antigone'dir. son yazılan bölüm ise oidipus kolonos'ta oyunudur ve muhtemelen sophokles'in yaşlılık döneminde denk geldiği için, diğer iki oyuna göre daha çok bilgelik unsurları taşır.
sophokles'in bu üçlemesi, labdakos ailesi üzerinden; iktidar, kader, özgür irade, suçun kuşaklar arası dolaşımı ve insanın kendi gerçeğiyle yüzleşmesi üzerine kurulmuş bir düşünce laboratuvarıdır. ilk oyunda insanın kendi felaketini fark etmeden inşa etmesi, ikinci oyunda sürgün ve arınma, son oyunda ise devlet yasası ile vicdan arasındaki çatışma öne çıkar. bu hanedanın trajedisi, nesilden nesile aktarılan bir "lanet" fikriyle anlatılır. kehaneti engellemeye çalışan laios’un kararları zinciri başlatır; sonra oidipus gerçeği öğrenmeye çalışırken felaketin merkezine dönüşür; en sonunda çocukları birbirine karşı savaşır ve antigone devlet otoritesiyle çatışır.
thebai’de başlayan felaketler tanrıların cezasından çok, insanların kararlarının yankısı gibi okunabilir. antik sahneden çıkıp modern psikolojiye, siyasete ve tiyatro kuramına kadar uzanan bir gölge bırakmıştır. özellikle kaçmaya çalıştığın şeyin seni bulması fikrinin en klasik örneklerinden biri kabul edilir.
bu seri; kral oidipus, oidipus kolonos'ta ve antigone oyunlarından oluşur. kronolojik hikaye örgüsü bu şekilde olmasına rağmen, bu üçlemede ilk yazılan eser hikâyenin son bölümü olan antigone'dir. son yazılan bölüm ise oidipus kolonos'ta oyunudur ve muhtemelen sophokles'in yaşlılık döneminde denk geldiği için, diğer iki oyuna göre daha çok bilgelik unsurları taşır.
sophokles'in bu üçlemesi, labdakos ailesi üzerinden; iktidar, kader, özgür irade, suçun kuşaklar arası dolaşımı ve insanın kendi gerçeğiyle yüzleşmesi üzerine kurulmuş bir düşünce laboratuvarıdır. ilk oyunda insanın kendi felaketini fark etmeden inşa etmesi, ikinci oyunda sürgün ve arınma, son oyunda ise devlet yasası ile vicdan arasındaki çatışma öne çıkar. bu hanedanın trajedisi, nesilden nesile aktarılan bir "lanet" fikriyle anlatılır. kehaneti engellemeye çalışan laios’un kararları zinciri başlatır; sonra oidipus gerçeği öğrenmeye çalışırken felaketin merkezine dönüşür; en sonunda çocukları birbirine karşı savaşır ve antigone devlet otoritesiyle çatışır.
thebai’de başlayan felaketler tanrıların cezasından çok, insanların kararlarının yankısı gibi okunabilir. antik sahneden çıkıp modern psikolojiye, siyasete ve tiyatro kuramına kadar uzanan bir gölge bırakmıştır. özellikle kaçmaya çalıştığın şeyin seni bulması fikrinin en klasik örneklerinden biri kabul edilir.