fransız şair ve oyun yazarı edmond rostand tarafından 1897 yılında kaleme alınmış, dünya tiyatro tarihinin en epik, romantik ve dokunaklı başyapıtlarından biridir. gerçek bir tarihi figürden esinlenerek yaratılan bu beş perdelik manzum oyun (şiir şeklinde yazılmış oyun), realizmin yükselişte olduğu bir dönemde romantizmin bayrağını yeniden dalgalandırmıştır.
oyunun merkezinde, olağanüstü bir silahşor, dahi bir şair ve entelektüel olan cyrano yer alır. ancak cyrano’nun trajedisi, yüzündeki devasa burnudur. bu fiziksel kusuru yüzünden, hayatının aşkı olan kuzeni roxane’a ilan-ı aşk edemez. roxane ise yakışıklı ama kelimelerle arası iyi olmayan genç asker christian’a aşık olur. cyrano, kendi aşkını christian’ın yakışıklılığı ve kendi edebi dehasıyla birleştirerek yaşama kararı alır; christian'ın adına aşk mektupları yazar ve balkon altı konuşmalarında ona sesini ödünç verir.
bu aşk üçgeni hikayesinin yaninda cyrano de bergerac, adeta bir onur ve tavizsizlik manifestosudur. fransızca bir terim olan ve oyunla özdeşleşen "panache" (fiyakalı duruş, boyun eğmezlik, şapkadaki gösterişli tüy), cyrano'nun karakterini özetler. o, güce dalkavukluk etmeyi reddeden, toplumsal çıkarlar için ilkelerinden ödün vermeyen ve ölüme giderken bile şapkasındaki o hayali tüyü (onurunu) temiz tutmaya çalışan bir idealisttir.
rostand, oyunda dramatik ve komik unsurları muazzam bir dengede tutar. cyrano'nun kendi burnuyla dalga geçenlere ders vermek için doğaçlama söylediği ünlü "burun tiradı", edebiyat tarihinin en zeki ve nüktedan hicivlerinden biridir. en az burun tiradı kadar ünlü "istemem eksik olsun" oyunun felsefesini ve cyrano'nun o eğilmez bükülmez karakterini en net ortaya koyan tirattır.
oyunun sinema versiyonları da bulunmaktadır. en son uyarlama olan cyrano filminde, cyrano cüce olarak işlenmişti ve oldukça başarılı bir yapımdı.
oyunun merkezinde, olağanüstü bir silahşor, dahi bir şair ve entelektüel olan cyrano yer alır. ancak cyrano’nun trajedisi, yüzündeki devasa burnudur. bu fiziksel kusuru yüzünden, hayatının aşkı olan kuzeni roxane’a ilan-ı aşk edemez. roxane ise yakışıklı ama kelimelerle arası iyi olmayan genç asker christian’a aşık olur. cyrano, kendi aşkını christian’ın yakışıklılığı ve kendi edebi dehasıyla birleştirerek yaşama kararı alır; christian'ın adına aşk mektupları yazar ve balkon altı konuşmalarında ona sesini ödünç verir.
bu aşk üçgeni hikayesinin yaninda cyrano de bergerac, adeta bir onur ve tavizsizlik manifestosudur. fransızca bir terim olan ve oyunla özdeşleşen "panache" (fiyakalı duruş, boyun eğmezlik, şapkadaki gösterişli tüy), cyrano'nun karakterini özetler. o, güce dalkavukluk etmeyi reddeden, toplumsal çıkarlar için ilkelerinden ödün vermeyen ve ölüme giderken bile şapkasındaki o hayali tüyü (onurunu) temiz tutmaya çalışan bir idealisttir.
rostand, oyunda dramatik ve komik unsurları muazzam bir dengede tutar. cyrano'nun kendi burnuyla dalga geçenlere ders vermek için doğaçlama söylediği ünlü "burun tiradı", edebiyat tarihinin en zeki ve nüktedan hicivlerinden biridir. en az burun tiradı kadar ünlü "istemem eksik olsun" oyunun felsefesini ve cyrano'nun o eğilmez bükülmez karakterini en net ortaya koyan tirattır.
oyunun sinema versiyonları da bulunmaktadır. en son uyarlama olan cyrano filminde, cyrano cüce olarak işlenmişti ve oldukça başarılı bir yapımdı.