ncis, dışarıdan bakınca haftalık cinayet çözen amerikan prosedür dizisi gibi durur.
cinayet olur, ekip gelir, abby laboratuvarda konuşur, mcgee bilgisayara bakar, tony şaka yapar, gibbs kahve içer, biri sorguda terler, bölüm sonunda dosya kapanır.
basit görünür.
ama dizinin asıl taşıyıcı kolonu olay örgüsü değildir.
karakterlerdir.
daha doğrusu, birbirine bağırmadan aile olmayı öğrenmiş yaralı profesyonellerdir.
ncıs’in kalbinde leroy jethro gibbs vardır. gibbs dediğin adam takım lideri değil sadece. adam yürüyen kural kitabı, bastırılmış yas, askeri disiplin ve sessiz öfkenin aynı bedene sıkıştırılmış halidir.
gibbs çok konuşmaz.
çünkü bazı adamlar konuşarak büyümez. susarak ağırlaşır.
onun otoritesi rütbeden gelmez. bağırmasından gelmez. kendini lider ilan etmesinden hiç gelmez. gibbs’in ağırlığı, odadaki herkesin bilmesinden gelir: bu adam çok şey kaybetmiş, çok şey görmüş, çok şey gömmüş ve hâlâ çizgisini bozmamış.
bu yüzden gibbs sahneye girince ortam değişir.
adam “ben liderim” demez.
insanlar hizaya gelir.
gibbs’in ekiple ilişkisi klasik patron-çalışan ilişkisi değildir. daha eski, daha sert, daha problemli bir şeydir. adam insan yetiştirir ama bunu seminer diliyle yapmaz. başına vurur, bakış atar, iki kelime eder, seni kendi hatanla baş başa bırakır.
gibbs’in eğitim yöntemi şudur:
önce düş.
sonra kalkmayı öğren.
ama tamamen düşmene de izin vermez.
bu ikisi arasındaki denge gibbs’i ilginç yapar. çünkü adam merhametlidir ama yumuşak değildir. koruyucudur ama boğmaz. sever ama bunu süslü cümleyle söylemez. onun sevgisi genelde kapının arkasında beklemek, sorguda seni izlemek, hata yaptığında üstünü örtmemek ama seni de harcatmamaktır.
gibbs’in sevgisi battaniye gibi değildir.
daha çok çelik kapı gibidir.
sıcak değildir ama arkanda durur.
ziva david işte bu kapıya çarpan en iyi karakterlerden biridir.
ziva diziye geldiğinde sadece “güçlü kadın karakter” diye yazılmış biri değildir. zaten güçlüdür. bunu ispatlamak için sahneye girip nutuk atmasına gerek yoktur. dövüşür, öldürür, takip eder, yalanı koklar, tehlikeyi tanır. ama onu iyi karakter yapan şey sadece mossad geçmişi veya fiziksel becerileri değildir.
ziva’nın asıl meselesi, savaş makinesi gibi yetiştirilmiş birinin insan kalmaya çalışmasıdır.
bu yüzden ziva önemlidir.
çünkü ziva serttir ama taş değildir.
tehlikelidir ama boş değildir.
yaralıdır ama bunu vitrine koymaz.
içinde baba meselesi, sadakat meselesi, ülke meselesi, aile meselesi, güven meselesi vardır. eli hızlıdır ama kalbi gecikmeli çalışır. insanlara yaklaşır ama mesafe koyar. güvenmek ister ama güvenmek onun dünyasında çoğu zaman ölümcül bir zayıflık gibi öğretilmiştir.
işte gibbs ile ziva’nın ilişkisi burada başlar.
bu ilişki basit bir “baba-kız” ilişkisi değildir.
o kadar basite indirmek haksızlık olur.
evet, gibbs ziva için baba figürüne dönüşür. ama bundan önce daha önemli bir şey olur: gibbs, ziva’nın kim olduğunu görür.
mossad ajanı değil sadece.
silah değil sadece.
yabancı değil sadece.
risk değil sadece.
ziva.
bu önemli.
çünkü ziva’nın hayatında çok kişi onu işleviyle görmüştür. kullanılacak biri, göreve sürülecek biri, sadakati test edilecek biri, devletin gölgesinde yetişmiş keskin bir araç. kendi babası eli david bile çoğu zaman ziva’yı evlat gibi değil, stratejik unsur gibi okur.
gibbs ise farklıdır.
gibbs de sert adamdır.
gibbs de asker kökenlidir.
gibbs de gerektiğinde insanı görevin içine sokar.
ama arada büyük bir fark vardır:
gibbs insanı harcarken bile bunun ağırlığını bilir.
eli david insanı satranç taşı gibi oynatabilir.
gibbs ise taşın insan olduğunu unutmaz.
ziva bunu hisseder.
belki hemen değil.
ama zamanla.
gibbs’in ziva’ya güvenmesi kolay değildir. ziva’nın geçmişi karışıktır. mossad bağlantısı vardır. sadakatleri test edilir. ncıs’e gelişi zaten düz bir geçiş değildir. ama gibbs’in en iyi yaptığı şeylerden biri budur: insanın dosyasına bakar, ama sadece dosyayla karar vermez.
adam sahayı okur.
ziva da sahada kendini ispatlar.
burada güzellik şu: ziva “ben güçlüyüm” diye kabul edilmez. ziva sürekli iş yaparak, bedel ödeyerek, sadakat göstererek, hatalarının sonuçlarıyla yüzleşerek ekibin parçası olur.
bu, eski usul karakter yazımıdır.
karaktere değer verilmez.
karakter değeri kazanır.
bugünkü bazı diziler olsa ziva’yı sahneye sokar, herkesi aptallaştırır, sonra “bakın ne kadar güçlü” diye alkışlatırdı. ncıs bunu yapmaz. ziva güçlüdür ama yanılmaz değildir. serttir ama kırılmaz değildir. tehlikelidir ama duygusuz değildir. bazen yanlış anlar, bazen fazla ileri gider, bazen geçmişinin ağırlığını bugüne taşır.
bu yüzden sahicidir.
gibbs ile ziva’nın bağı, kelimelerden çok sessizlikle kurulur.
gibbs ona uzun konuşmalar yapmaz.
ziva da kolay kolay içini dökmez.
ama bazı ilişkiler zaten konuşarak büyümez. bir operasyon sırasında arkanda durmasıyla büyür. bir bakışla büyür. tehlikeli bir anda kimsenin adını bağırmadan yanında belirmesiyle büyür. kimin seni satmayacağını zamanla öğrenmenle büyür.
ziva için gibbs böyle biridir.
gibbs için ziva da sadece ekip üyesi değildir.
gibbs çok insan kaybetmiş bir adamdır. karısı, kızı, arkadaşları, meslektaşları… adamın hayatı mezarlıkların arasından geçer. bu yüzden kimseyi kolay kolay içeri almaz. ama aldığında da öyle yüzeysel almaz. ziva, gibbs’in o sert kabuğunun altındaki koruma içgüdüsünü yeniden çalıştıran karakterlerden biridir.
ama bu koruma basit değildir.
gibbs, ziva’yı cam fanusa koymaz.
çünkü ziva cam fanusa konacak biri değildir.
onu korumak, onun adına karar vermek değildir.
onu korumak, gerektiğinde yanında durmak; gerektiğinde de kendi kararının bedelini taşımasına izin vermektir.
gibbs’in babalığı böyle bir şeydir.
kucaklayıcı değil.
ayakta tutucu.
eli david ile gibbs arasındaki fark da ziva’nın hikayesinin bel kemiğidir.
eli, ziva’nın biyolojik babasıdır ama güvenli limanı değildir. onun dünyasında sevgi bile devlet aklıyla karışmıştır. ziva’ya değer verir mi? muhtemelen kendi bozuk biçiminde evet. ama onu kullanır mı? evet. test eder mi? evet. siyaset ve istihbarat hesapları içinde kızının ruhunu ezer mi? evet.
gibbs ise kan bağı olmadan baba figürü olur.
çünkü bazı aileler doğumla kurulmaz.
aynı ateş hattından sağ çıkınca kurulur.
ziva’nın gibbs’e olan bağlılığı bu yüzden farklıdır. bu bağ romantik değildir, basit dostluk değildir, sadece profesyonel saygı da değildir. daha ağır bir şeydir. ziva, gibbs’te kendisini kullanmadan yönlendiren, onu zayıf görmeden koruyan, ona güvenmeyi öğreten bir otorite bulur.
gibbs de ziva’da sadece iyi bir ajan değil, kurtarılmayı istemese bile kaybolmaması gereken bir insan görür.
bu ilişki ncıs’in en güçlü damarlarından biridir.
çünkü gösterişli değildir.
şov yapmaz.
bağırmaz.
büyük duygusal müziklerle her bölüm önümüze dökülmez.
ama birikir.
gibbs’in ziva’ya bakışında, ziva’nın gibbs’in sözünü tartma biçiminde, ekibin içinde ziva’nın yer bulmasında, tehlikede birbirlerine verdikleri tepkide bu bağ görünür.
ziva’nın tony ile ilişkisi daha görünürdür.
daha eğlenceli, daha gergin, daha romantik enerji taşır.
ama ziva ile gibbs ilişkisi daha derindir.
çünkü tony onun kalbine yaklaşır.
gibbs onun temel güven sorununa dokunur.
bu iki şey farklıdır.
tony, ziva’ya hayatın hâlâ oyun, flört, mizah ve sıcaklık taşıyabileceğini hatırlatır.
gibbs ise ona ihanet etmeden güçlü olunabileceğini gösterir.
bence ziva’nın ncıs içindeki dönüşümü burada asıl anlamını bulur. mossad’dan gelen keskin, mesafeli, ölümle fazla erken tanışmış kadın; zamanla sadece ekip arkadaşı değil, ailenin parçası olur. ama bu dönüşüm onu zayıflatmaz. tam tersine, karakteri derinleştirir.
çünkü güçlü karakter dediğin şey yalnız kurt olmak değildir.
güçlü karakter, bağ kurunca da ayakta kalabilendir.
ziva bunu öğrenir.
gibbs de belki ziva üzerinden şunu hatırlar: bazı insanlar kaybedilmeden önce tutulabilir.
gibbs’in trajedisi zaten kayıptır. adamın iç dünyasında kapanmamış odalar vardır. bu odalara herkes giremez. ziva, oraya tamamen girmez belki ama kapının önünde durmayı öğrenir. gibbs de onu içeri almayı değil, yanında yürütmeyi seçer.
bu yüzden ilişkileri fazla değerlidir.
ncıs’in genel başarısı da buradan gelir. dizi sadece vaka çözmez. karakterlerin birbirine güvenmeyi öğrenmesini izletir. ekip dediğin şey burada masa başı organizasyon değil, kurşun, kan, ihanet, sorgu odası, kayıp ve kahveyle kurulmuş bir aile formudur.
gibbs bu ailenin merkezidir.
ama tatlı aile babası gibi değil.
daha çok evin temelindeki eski kolon gibi.
görünmezse bina çöker.
ziva ise o binaya dışarıdan gelen, önce duvarları test eden, sonra oranın gerçekten ev olup olmadığını anlamaya çalışan biridir.
ve işin güzelliği şu: gibbs ona “burası evin” diye konuşma yapmaz.
bunu davranışla gösterir.
ncıs’in eski sezonlarındaki karakter yazımı bu yüzden bugün hâlâ değerli. çünkü karakterlere güven verir ama onları kolay sevdirmez. ziva’nın sevgisi kazanılır. gibbs’in güveni kazanılır. tony’nin ciddiyeti zamanla ortaya çıkar. mcgee’nin ağırlığı yavaş yavaş büyür. abby’nin sıcaklığı sadece renkli kişilik değil, ekibin duygusal dengesi olur.
her karakter bir işlev taşır.
ama işlevden ibaret kalmaz.
ziva david, modern “güçlü kadın karakter” klişesinin iyi yazılmış cevabıdır. çünkü ziva’yı güçlü yapan şey erkekleri ezmesi, her şeyi bilmesi, sürekli haklı çıkması değildir. ziva güçlüdür çünkü beceriklidir, eğitimlidir, tehlikelidir, zayıflıklarını saklamaya çalışır, hata yapar, bedel öder, sevilmeyi öğrenirken bile keskinliğini kaybetmez.
o bir afiş karakteri değildir.
o bir yara karakteridir.
ve iyi yazılmış yara karakteri, slogan karakterinden her zaman daha değerlidir.
gibbs de aynı şekilde “sert baba figürü” klişesine indirgenemez. çünkü onun sertliği poz değil, kayıp sonucudur. adamın içindeki kurallar listesi, aslında dağılmamak için çaktığı kazıklardır. kendi hayatı paramparça olmuş bir adam, başkalarının tamamen parçalanmasını engellemeye çalışır.
bunu da sarılarak değil, disiplinle yapar.
gibbs’in sevgisi çoğu zaman emir cümlesi gibi gelir.
ama altında korkunç bir sadakat vardır.
ziva bunu anladığı için gibbs’e bağlanır.
gibbs de ziva’nın içinde sadece ajan değil, kaybolmaması gereken biri olduğunu gördüğü için ona sahip çıkar.
bu yüzden ncıs’in ziva-gibbs ilişkisi, dizinin en sağlam karakter bağlarından biridir. çünkü kan bağı yoktur, romantizm yoktur, ucuz duygu sömürüsü yoktur. onun yerine güven vardır. bedelle kurulmuş güven. sessizce büyüyen güven. defalarca sınanmış güven.
böyle ilişkiler iyi yazılırsa çok konuşmaya gerek kalmaz.
bir bakış yeter.
bir “ziva” deyişi yeter.
bir gibbs suskunluğu yeter.
çünkü izleyici bilir: bu adam onun arkasında durur.
ve ziva da bunu bilir.
belki de karakter için en büyük değişim budur.
hayatı boyunca kimin onu kullanacağını, kimin satacağını, kimin test edeceğini hesaplamak zorunda kalan birinin, sonunda birine arkasını dönebilmesi.
bu küçük görünür.
ama ziva david için devrimdir.
özetle ncıs, prosedür dizi ambalajının altında karakter sadakati satan bir iştir.
her bölüm dosya kapanır.
ama asıl mesele dosya değildir.
asıl mesele, kırık insanların birbirini ekip diye değil, aile diye taşımayı öğrenmesidir.
gibbs bu ailenin sessiz taşıyıcı duvarıdır.
ziva ise o duvara önce bıçakla yaklaşan, sonra sırtını yaslamayı öğrenen karakterdir.
ve bu yüzden ilişkileri değerlidir.
çünkü gerçek güven, büyük sözlerle kurulmaz.
bazen sorgu odasının camından bakarken kurulur.
bazen operasyonda arkadan gelen ayak sesiyle.
bazen de gibbs’in hiçbir şey söylemeden orada durmasıyla.
ncıs’in en iyi tarafı budur:
bazı karakterler seni sevdiğini söylemez.
sadece seni harcatmaz.
cinayet olur, ekip gelir, abby laboratuvarda konuşur, mcgee bilgisayara bakar, tony şaka yapar, gibbs kahve içer, biri sorguda terler, bölüm sonunda dosya kapanır.
basit görünür.
ama dizinin asıl taşıyıcı kolonu olay örgüsü değildir.
karakterlerdir.
daha doğrusu, birbirine bağırmadan aile olmayı öğrenmiş yaralı profesyonellerdir.
ncıs’in kalbinde leroy jethro gibbs vardır. gibbs dediğin adam takım lideri değil sadece. adam yürüyen kural kitabı, bastırılmış yas, askeri disiplin ve sessiz öfkenin aynı bedene sıkıştırılmış halidir.
gibbs çok konuşmaz.
çünkü bazı adamlar konuşarak büyümez. susarak ağırlaşır.
onun otoritesi rütbeden gelmez. bağırmasından gelmez. kendini lider ilan etmesinden hiç gelmez. gibbs’in ağırlığı, odadaki herkesin bilmesinden gelir: bu adam çok şey kaybetmiş, çok şey görmüş, çok şey gömmüş ve hâlâ çizgisini bozmamış.
bu yüzden gibbs sahneye girince ortam değişir.
adam “ben liderim” demez.
insanlar hizaya gelir.
gibbs’in ekiple ilişkisi klasik patron-çalışan ilişkisi değildir. daha eski, daha sert, daha problemli bir şeydir. adam insan yetiştirir ama bunu seminer diliyle yapmaz. başına vurur, bakış atar, iki kelime eder, seni kendi hatanla baş başa bırakır.
gibbs’in eğitim yöntemi şudur:
önce düş.
sonra kalkmayı öğren.
ama tamamen düşmene de izin vermez.
bu ikisi arasındaki denge gibbs’i ilginç yapar. çünkü adam merhametlidir ama yumuşak değildir. koruyucudur ama boğmaz. sever ama bunu süslü cümleyle söylemez. onun sevgisi genelde kapının arkasında beklemek, sorguda seni izlemek, hata yaptığında üstünü örtmemek ama seni de harcatmamaktır.
gibbs’in sevgisi battaniye gibi değildir.
daha çok çelik kapı gibidir.
sıcak değildir ama arkanda durur.
ziva david işte bu kapıya çarpan en iyi karakterlerden biridir.
ziva diziye geldiğinde sadece “güçlü kadın karakter” diye yazılmış biri değildir. zaten güçlüdür. bunu ispatlamak için sahneye girip nutuk atmasına gerek yoktur. dövüşür, öldürür, takip eder, yalanı koklar, tehlikeyi tanır. ama onu iyi karakter yapan şey sadece mossad geçmişi veya fiziksel becerileri değildir.
ziva’nın asıl meselesi, savaş makinesi gibi yetiştirilmiş birinin insan kalmaya çalışmasıdır.
bu yüzden ziva önemlidir.
çünkü ziva serttir ama taş değildir.
tehlikelidir ama boş değildir.
yaralıdır ama bunu vitrine koymaz.
içinde baba meselesi, sadakat meselesi, ülke meselesi, aile meselesi, güven meselesi vardır. eli hızlıdır ama kalbi gecikmeli çalışır. insanlara yaklaşır ama mesafe koyar. güvenmek ister ama güvenmek onun dünyasında çoğu zaman ölümcül bir zayıflık gibi öğretilmiştir.
işte gibbs ile ziva’nın ilişkisi burada başlar.
bu ilişki basit bir “baba-kız” ilişkisi değildir.
o kadar basite indirmek haksızlık olur.
evet, gibbs ziva için baba figürüne dönüşür. ama bundan önce daha önemli bir şey olur: gibbs, ziva’nın kim olduğunu görür.
mossad ajanı değil sadece.
silah değil sadece.
yabancı değil sadece.
risk değil sadece.
ziva.
bu önemli.
çünkü ziva’nın hayatında çok kişi onu işleviyle görmüştür. kullanılacak biri, göreve sürülecek biri, sadakati test edilecek biri, devletin gölgesinde yetişmiş keskin bir araç. kendi babası eli david bile çoğu zaman ziva’yı evlat gibi değil, stratejik unsur gibi okur.
gibbs ise farklıdır.
gibbs de sert adamdır.
gibbs de asker kökenlidir.
gibbs de gerektiğinde insanı görevin içine sokar.
ama arada büyük bir fark vardır:
gibbs insanı harcarken bile bunun ağırlığını bilir.
eli david insanı satranç taşı gibi oynatabilir.
gibbs ise taşın insan olduğunu unutmaz.
ziva bunu hisseder.
belki hemen değil.
ama zamanla.
gibbs’in ziva’ya güvenmesi kolay değildir. ziva’nın geçmişi karışıktır. mossad bağlantısı vardır. sadakatleri test edilir. ncıs’e gelişi zaten düz bir geçiş değildir. ama gibbs’in en iyi yaptığı şeylerden biri budur: insanın dosyasına bakar, ama sadece dosyayla karar vermez.
adam sahayı okur.
ziva da sahada kendini ispatlar.
burada güzellik şu: ziva “ben güçlüyüm” diye kabul edilmez. ziva sürekli iş yaparak, bedel ödeyerek, sadakat göstererek, hatalarının sonuçlarıyla yüzleşerek ekibin parçası olur.
bu, eski usul karakter yazımıdır.
karaktere değer verilmez.
karakter değeri kazanır.
bugünkü bazı diziler olsa ziva’yı sahneye sokar, herkesi aptallaştırır, sonra “bakın ne kadar güçlü” diye alkışlatırdı. ncıs bunu yapmaz. ziva güçlüdür ama yanılmaz değildir. serttir ama kırılmaz değildir. tehlikelidir ama duygusuz değildir. bazen yanlış anlar, bazen fazla ileri gider, bazen geçmişinin ağırlığını bugüne taşır.
bu yüzden sahicidir.
gibbs ile ziva’nın bağı, kelimelerden çok sessizlikle kurulur.
gibbs ona uzun konuşmalar yapmaz.
ziva da kolay kolay içini dökmez.
ama bazı ilişkiler zaten konuşarak büyümez. bir operasyon sırasında arkanda durmasıyla büyür. bir bakışla büyür. tehlikeli bir anda kimsenin adını bağırmadan yanında belirmesiyle büyür. kimin seni satmayacağını zamanla öğrenmenle büyür.
ziva için gibbs böyle biridir.
gibbs için ziva da sadece ekip üyesi değildir.
gibbs çok insan kaybetmiş bir adamdır. karısı, kızı, arkadaşları, meslektaşları… adamın hayatı mezarlıkların arasından geçer. bu yüzden kimseyi kolay kolay içeri almaz. ama aldığında da öyle yüzeysel almaz. ziva, gibbs’in o sert kabuğunun altındaki koruma içgüdüsünü yeniden çalıştıran karakterlerden biridir.
ama bu koruma basit değildir.
gibbs, ziva’yı cam fanusa koymaz.
çünkü ziva cam fanusa konacak biri değildir.
onu korumak, onun adına karar vermek değildir.
onu korumak, gerektiğinde yanında durmak; gerektiğinde de kendi kararının bedelini taşımasına izin vermektir.
gibbs’in babalığı böyle bir şeydir.
kucaklayıcı değil.
ayakta tutucu.
eli david ile gibbs arasındaki fark da ziva’nın hikayesinin bel kemiğidir.
eli, ziva’nın biyolojik babasıdır ama güvenli limanı değildir. onun dünyasında sevgi bile devlet aklıyla karışmıştır. ziva’ya değer verir mi? muhtemelen kendi bozuk biçiminde evet. ama onu kullanır mı? evet. test eder mi? evet. siyaset ve istihbarat hesapları içinde kızının ruhunu ezer mi? evet.
gibbs ise kan bağı olmadan baba figürü olur.
çünkü bazı aileler doğumla kurulmaz.
aynı ateş hattından sağ çıkınca kurulur.
ziva’nın gibbs’e olan bağlılığı bu yüzden farklıdır. bu bağ romantik değildir, basit dostluk değildir, sadece profesyonel saygı da değildir. daha ağır bir şeydir. ziva, gibbs’te kendisini kullanmadan yönlendiren, onu zayıf görmeden koruyan, ona güvenmeyi öğreten bir otorite bulur.
gibbs de ziva’da sadece iyi bir ajan değil, kurtarılmayı istemese bile kaybolmaması gereken bir insan görür.
bu ilişki ncıs’in en güçlü damarlarından biridir.
çünkü gösterişli değildir.
şov yapmaz.
bağırmaz.
büyük duygusal müziklerle her bölüm önümüze dökülmez.
ama birikir.
gibbs’in ziva’ya bakışında, ziva’nın gibbs’in sözünü tartma biçiminde, ekibin içinde ziva’nın yer bulmasında, tehlikede birbirlerine verdikleri tepkide bu bağ görünür.
ziva’nın tony ile ilişkisi daha görünürdür.
daha eğlenceli, daha gergin, daha romantik enerji taşır.
ama ziva ile gibbs ilişkisi daha derindir.
çünkü tony onun kalbine yaklaşır.
gibbs onun temel güven sorununa dokunur.
bu iki şey farklıdır.
tony, ziva’ya hayatın hâlâ oyun, flört, mizah ve sıcaklık taşıyabileceğini hatırlatır.
gibbs ise ona ihanet etmeden güçlü olunabileceğini gösterir.
bence ziva’nın ncıs içindeki dönüşümü burada asıl anlamını bulur. mossad’dan gelen keskin, mesafeli, ölümle fazla erken tanışmış kadın; zamanla sadece ekip arkadaşı değil, ailenin parçası olur. ama bu dönüşüm onu zayıflatmaz. tam tersine, karakteri derinleştirir.
çünkü güçlü karakter dediğin şey yalnız kurt olmak değildir.
güçlü karakter, bağ kurunca da ayakta kalabilendir.
ziva bunu öğrenir.
gibbs de belki ziva üzerinden şunu hatırlar: bazı insanlar kaybedilmeden önce tutulabilir.
gibbs’in trajedisi zaten kayıptır. adamın iç dünyasında kapanmamış odalar vardır. bu odalara herkes giremez. ziva, oraya tamamen girmez belki ama kapının önünde durmayı öğrenir. gibbs de onu içeri almayı değil, yanında yürütmeyi seçer.
bu yüzden ilişkileri fazla değerlidir.
ncıs’in genel başarısı da buradan gelir. dizi sadece vaka çözmez. karakterlerin birbirine güvenmeyi öğrenmesini izletir. ekip dediğin şey burada masa başı organizasyon değil, kurşun, kan, ihanet, sorgu odası, kayıp ve kahveyle kurulmuş bir aile formudur.
gibbs bu ailenin merkezidir.
ama tatlı aile babası gibi değil.
daha çok evin temelindeki eski kolon gibi.
görünmezse bina çöker.
ziva ise o binaya dışarıdan gelen, önce duvarları test eden, sonra oranın gerçekten ev olup olmadığını anlamaya çalışan biridir.
ve işin güzelliği şu: gibbs ona “burası evin” diye konuşma yapmaz.
bunu davranışla gösterir.
ncıs’in eski sezonlarındaki karakter yazımı bu yüzden bugün hâlâ değerli. çünkü karakterlere güven verir ama onları kolay sevdirmez. ziva’nın sevgisi kazanılır. gibbs’in güveni kazanılır. tony’nin ciddiyeti zamanla ortaya çıkar. mcgee’nin ağırlığı yavaş yavaş büyür. abby’nin sıcaklığı sadece renkli kişilik değil, ekibin duygusal dengesi olur.
her karakter bir işlev taşır.
ama işlevden ibaret kalmaz.
ziva david, modern “güçlü kadın karakter” klişesinin iyi yazılmış cevabıdır. çünkü ziva’yı güçlü yapan şey erkekleri ezmesi, her şeyi bilmesi, sürekli haklı çıkması değildir. ziva güçlüdür çünkü beceriklidir, eğitimlidir, tehlikelidir, zayıflıklarını saklamaya çalışır, hata yapar, bedel öder, sevilmeyi öğrenirken bile keskinliğini kaybetmez.
o bir afiş karakteri değildir.
o bir yara karakteridir.
ve iyi yazılmış yara karakteri, slogan karakterinden her zaman daha değerlidir.
gibbs de aynı şekilde “sert baba figürü” klişesine indirgenemez. çünkü onun sertliği poz değil, kayıp sonucudur. adamın içindeki kurallar listesi, aslında dağılmamak için çaktığı kazıklardır. kendi hayatı paramparça olmuş bir adam, başkalarının tamamen parçalanmasını engellemeye çalışır.
bunu da sarılarak değil, disiplinle yapar.
gibbs’in sevgisi çoğu zaman emir cümlesi gibi gelir.
ama altında korkunç bir sadakat vardır.
ziva bunu anladığı için gibbs’e bağlanır.
gibbs de ziva’nın içinde sadece ajan değil, kaybolmaması gereken biri olduğunu gördüğü için ona sahip çıkar.
bu yüzden ncıs’in ziva-gibbs ilişkisi, dizinin en sağlam karakter bağlarından biridir. çünkü kan bağı yoktur, romantizm yoktur, ucuz duygu sömürüsü yoktur. onun yerine güven vardır. bedelle kurulmuş güven. sessizce büyüyen güven. defalarca sınanmış güven.
böyle ilişkiler iyi yazılırsa çok konuşmaya gerek kalmaz.
bir bakış yeter.
bir “ziva” deyişi yeter.
bir gibbs suskunluğu yeter.
çünkü izleyici bilir: bu adam onun arkasında durur.
ve ziva da bunu bilir.
belki de karakter için en büyük değişim budur.
hayatı boyunca kimin onu kullanacağını, kimin satacağını, kimin test edeceğini hesaplamak zorunda kalan birinin, sonunda birine arkasını dönebilmesi.
bu küçük görünür.
ama ziva david için devrimdir.
özetle ncıs, prosedür dizi ambalajının altında karakter sadakati satan bir iştir.
her bölüm dosya kapanır.
ama asıl mesele dosya değildir.
asıl mesele, kırık insanların birbirini ekip diye değil, aile diye taşımayı öğrenmesidir.
gibbs bu ailenin sessiz taşıyıcı duvarıdır.
ziva ise o duvara önce bıçakla yaklaşan, sonra sırtını yaslamayı öğrenen karakterdir.
ve bu yüzden ilişkileri değerlidir.
çünkü gerçek güven, büyük sözlerle kurulmaz.
bazen sorgu odasının camından bakarken kurulur.
bazen operasyonda arkadan gelen ayak sesiyle.
bazen de gibbs’in hiçbir şey söylemeden orada durmasıyla.
ncıs’in en iyi tarafı budur:
bazı karakterler seni sevdiğini söylemez.
sadece seni harcatmaz.