space marine vs jedi

görsel

jediları savunmayacağım zira galakside bunlar kadar bencil, duygusuz, bir o kadar kindar ve bağnazdırlar. ama yine de usta bir jedi bunları dilim dilim doğrar gibi geliyor. gibi diyorum zira warhammer evrenine çok aşina değilim. yine de “bence” force ve düzgün bir lightsaber kullanabilen bir jedi makinaya her türlü üstünlük sağlar.
0 0
dalaksız ateist kullanıcısının profil fotografı
görsel

jediları savunmayacağım zira galakside bunlar kadar bencil, duygusuz, bir o kadar kindar ve bağnazdırlar. ama yine de usta bir jedi bunları dilim dilim doğrar gibi geliyor. gibi diyorum zira warhammer evrenine çok aşina değilim. yine de “bence” force ve düzgün bir lightsaber kullanabilen bir jedi makinaya her türlü üstünlük sağlar.
0 0
dalaksız ateist kullanıcısının profil fotografı
starwars evreni götünden gökkuşağı çıkan ponny ise warhammer evreni cehennemin provasıdır yapacak bir şey yok. atayizlerin bunu açıklamasına anlatmaya gerek yok gösterelim;

görsel


jedi ile space marine’i karşılaştırmak, mum ışığıyla kaynak makinesini aynı masaya koymak gibidir.

ikisi de ışık verir.

ama biri meditasyon odasını aydınlatır.

öbürü metali eritir.

jedi, star wars evreninin ruhani savaşçısıdır. iç huzur, denge, disiplin, force, ustalık, sabır, kılıç, ahlak, karanlık tarafla mücadele. jedi’ın derdi sadece düşmanı yenmek değildir. kendini yenmek, öfkesini kontrol etmek, gücü doğru kullanmak, evrene uyum sağlamak gibi daha içsel meseleleri vardır.

space marine ise başka bir gezegenin cevabıdır.

hatta gezegen değil.

mezbaha.

space marine’e “iç huzur” dersen adam büyük ihtimalle bunu yeni bir mühimmat türü sanır.

çünkü warhammer 40k evreninde iç huzurla ayakta kalınmaz. iç huzurun üstüne tyranid atlar, ork baltayla girer, chaos kulağına fısıldar, necron mezardan kalkar, drukhari seni sanat projesi yapar.

jedi’ın dünyasında karanlık taraf vardır.

space marine’in dünyasında karanlık tarafın insan kaynakları, lojistiği, tanrıları, lejyonları, tarikatları, daemonları, kuşatma planı ve on bin yıllık intikam ajandası vardır.

fark burada.

jedi, gücünü evrenle bağından alır.

space marine, gücünü çalınmış çocukluktan, genetik ameliyattan, hipno-eğitimden, chapter doktrininden, power armor’dan, bolter’dan ve imparatorluk travmasından alır.

jedi yetişir.

space marine üretilir.

bu iki kelime zaten bütün karşılaştırmayı bitirir.

jedi bir tapınakta eğitim alır. ustası vardır. meditasyon yapar. force’u dinler. kılıç tutmayı öğrenir. duygularını kontrol etmeye çalışır. karanlık tarafın cazibesine direnmeye çalışır.

space marine çocukken seçilir.

sonra çocukluğu sistemden kaldırılır.

bedeni açılır.

organ eklenir.

kemik büyütülür.

kas şişirilir.

korku yeniden ayarlanır.

acı yeniden tanımlanır.

itaat ve savaş, sinir sistemine çivi gibi çakılır.

sonra üstüne zırh giydirilir.

sonra dua edilir.

sonra cepheye yollanır.

jedi’ın kılıcı zarif bir semboldür.

lightsaber, kişisel bir silahtır. rengi vardır. anlamı vardır. kullanıcının disiplinini, yolunu, duruşunu temsil eder. jedi lightsaber çektiğinde sahnede hâlâ bir çeşit asalet vardır.

space marine’in chainsword’ü ise başka şeydir.

insanlık oturmuş, “kılıç yetmiyor, motorlu testere takalım” demiş.

sonra bunu kutsamış.

sonra savaş duası okumuş.

sonra birinin kafasına indirmiş.

bu, iki evrenin karakter farkıdır.

star wars şiddeti koreografiyle estetize eder.

warhammer şiddeti endüstriyel hale getirir.

jedi düşmanını keserken bile içinde ahlak tartışması vardır.

space marine düşmanını parçalarken rapor dilinde düşünür:

hedef temizlendi.

bir sonraki.

jedi’ın en büyük korkusu karanlık tarafa düşmektir.

space marine’in en büyük korkusu chapter’ını, yeminini, imparatorunu, insanlığı ve kendi genetik mirasını kirletmektir. yani adamın korkusu bile bireysel değil; kurumsal, dini ve biyolojik şekilde paketlenmiştir.

jedi düşerse sith olur.

space marine düşerse chaos space marine olur.

aradaki fark ne?

sith dramatik kötüdür.

chaos space marine, eski kutsal savaş makinesinin paslı cehennem versiyonudur.

jedi karanlığa düşünce kırmızı kılıç alır, pelerin giyer, dramatik konuşur.

space marine chaos’a düşünce zırhına et, kemik, boynuz, lanet, çığlık ve bin yıllık kin yapışır.

biri trajik dönüşüm.

öbürü fabrika kazasının cehennem tarafından sahiplenilmiş hali.

jedi, birey olarak önemlidir.

anakin önemlidir.

luke önemlidir.

obi-wan önemlidir.

yoda önemlidir.

her biri karakter olarak kendi iç yolculuğunu taşır.

space marine’de birey vardır ama chapter’ın gölgesinde yaşar. bir astartes’in adı olabilir, efsanesi olabilir, kahramanlığı olabilir; ama o asla sadece kendi değildir. omzunda chapter rengi, primarch mirası, imparator’un yükü, insanlığın çürümüş duası vardır.

jedi kendi ruhuyla savaşır.

space marine kendi insanlığının kalıntısıyla.

bu yüzden space marine daha ağır bir figürdür.

jedi hâlâ insan olabilir.

space marine insanlıktan yapılmıştır ama insan gibi yaşamaz.

jedi’ın tragediyası seçimdir.

space marine’in tragediyası üretimdir.

jedi yanlış seçerse düşer.

space marine daha seçmeden dönüştürülmüştür.

bu çok karanlık bir fark.

bir jedi’a bakınca “gücü nasıl kullanacak?” diye sorarsın.

bir space marine’e bakınca “bu gücü yaratmak için neyi gömdüler?” diye sorarsın.

star wars sana ahlaki tercih anlatır.

warhammer sana ahlaki maliyet anlatır.

jedi, çocuğa umut verir.

space marine, çocuğu alır ve umudu zırha kaynak yapar.

bunu kötülemek için söylemiyorum.

bu yüzden etkileyici.

çünkü 40k’da kahramanlık sıcak bir kelime değildir. kahraman dediğin adam bazen normal hayatı elinden alınmış, bedenine imparatorluk yazılmış, korkusu kazınmış, dua ile mühürlenmiş ve galaksinin en çirkin ihtimallerine fırlatılmış canlı silahtır.

jedi, “korku öfkeye, öfke nefrete, nefret acıya götürür” der.

space marine muhtemelen bunu dinler, sonra “düşman koordinatı nerede?” diye sorar.

çünkü onun evreninde bu zincir zaten kopmuştur.

korku var.

öfke var.

nefret var.

acı var.

ama hepsi disiplinin içine sıkıştırılmıştır.

astartes, duygularını yok etmiş değildir.

daha korkuncu:

duygularını mühimmat haline getirmiştir.

jedi’ın ışığı içerden gelir.

space marine’in ışığı zırhındaki mühürden, namlusundaki alevden, arkasındaki yanan şehirden gelir.

jedi savaşmak istemez ama gerektiğinde savaşır.

space marine savaşmak için yapılmıştır.

bu onun suçu değildir.

onun varlık tanımıdır.

bir jedi, barış zamanında da anlamlıdır. öğretir, korur, arabuluculuk yapar, tapınakta durur, galaksinin ruhani dengesiyle ilgilenir.

space marine’in barış zamanındaki anlamı daha sorunludur.

çünkü space marine barış için değil, barışın imkânsız olduğu evren için yapılmıştır.

astartes’i barışta düşünmek zordur.

adamın bütün varlığı savaş dilinde yazılmıştır.

eğer savaş yoksa space marine ne olur?

bekleyen silah.

ve 40k’da silahlar genelde uzun süre beklemez.

jedi ile space marine’in en büyük farkı, evrenlerinin onlardan ne istediğidir.

star wars evreni jedi’dan bilgelik ister.

warhammer evreni space marine’den dayanıklılık ister.

star wars’ta jedi bir hatayı düzeltebilir.

warhammer’da space marine bazen sadece hatanın daha fazla yayılmasını engeller.

star wars’ta bir jedi gelip köyü kurtarabilir.

warhammer’da bir space marine gelip gezegeni kurtarabilir ama sonra ınquisition aynı gezegeni şüpheli diye yakabilir.

bu yüzden jedi’ın kahramanlığı daha temizdir.

space marine’in kahramanlığı daha kirli.

jedi beyaz bir sayfaya siyah leke düşmesin diye uğraşır.

space marine zaten kanlı bir sayfada okunabilir tek cümle kalmaya çalışır.

bir jedi’ın düşmanı sith’tir.

bir space marine’in düşmanı her şeydir.

xeno.

daemon.

traitor.

mutant.

heresy.

korku.

çürüme.

bazen kendi kardeşi.

bazen kendi imparatorluğunun paranoyası.

bazen kendi genetik mirası.

jedi düellosu iki kaderin karşılaşmasıdır.

space marine çatışması çoğu zaman mezbahanın vardiya değişimidir.

birinde müzik yükselir.

diğerinde topçu ateşi susmaz.

jedi’ın elinde lightsaber vardır, zarif ve kişisel.

space marine’in elinde bolter vardır, kaba ve ikna edici.

lightsaber keser.

bolter karar bildirir.

lightsaber felsefe taşır.

bolter nokta koyar.

jedi, karşısındaki düşmana bazen dönebileceği bir yol bırakır.

space marine çoğu zaman yol bırakmaz.

çünkü karşısındaki şeyin geri dönmesi, başka bir hive city’nin yanması demek olabilir.

burada space marine daha kötü olduğu için değil.

evren daha merhametsiz olduğu için.

jedi merhamet gösterebilir çünkü star wars hâlâ kurtuluşa inanır.

space marine merhamet gösterirse 40k bazen bunu zayıflık diye faturalandırır.

işte iki evrenin ayrımı:

star wars’ta umut sistemin içinde çalışır.

warhammer’da umut sisteme karşı değil, sistemin çürümesine rağmen yaşar.

jedi umut taşır.

space marine umudun üstüne çelik kaplar.

jedi, “karanlık tarafa teslim olma” der.

space marine, “karanlık kapıya dayandıysa ateş hattını koru” der.

ikisi de kendi evreninde haklıdır.

luke skywalker’ı warhammer’a koyarsan üç seçenek var:

ya mucize olur,

ya ınquisition dosya açar,

ya da çocuk daha ilk daemon temasında “bu masal burada çalışmıyor” diye anlar.

bir space marine’i star wars’a koyarsan?

muhtemelen herkes biraz gerilir.

jedi tapınağına girse, ustalar force dengesinden bahsederken o kapı güvenliğini, çıkış noktalarını, savunma zafiyetlerini ve potansiyel sapkın davranışları not eder.

yoda ona sabır öğütler.

space marine saygıyla dinler.

sonra yine nöbet tutar.

çünkü adamın içindeki sistem meditasyonla kapanmaz.

space marine vs jedi dediğinde bence sonuç şu:

jedi, galaksinin hâlâ masal anlatabildiği dönemin savaşçısıdır.

space marine, galaksinin masal anlatmayı bırakıp mühimmat saymaya başladığı dönemin ürünüdür.

jedi umudu temsil eder.

space marine umudun artık romantik görünemeyecek kadar yorulduğu yeri.

jedi çocuğa “içindeki gücü keşfet” der.

space marine’in dünyası çocuğa “hayatta kalırsan seni güce çevireceğiz” der.

bu yüzden jedi daha asil olabilir.

ama space marine daha ağırdır.

çünkü jedi’ın arkasında ışık vardır.

space marine’in arkasında karanlığa karşı tutulmaya çalışan son kapı.

ve o kapı çatırdarken, içeriden felsefe değil bolter sesi gelir.

özetle:

jedi, kılıç tutan bilgedir.

space marine, dua edilmiş savaş makinesidir.

jedi karanlıkla ruhunda savaşır.

space marine karanlığı koordinatla işaretler.

jedi düşmemeye çalışır.

space marine düşse bile zırhıyla kalkıp düşmanı ezmeye çalışır.

biri masalın şövalyesi.

diğeri mezbahanın azizi.

ve ikisini aynı arenaya koyarsan asıl soru “kim kazanır?” değildir.

asıl soru şudur:

hangi evrende yaşıyorsun?

çünkü star wars’ta jedi olmak anlamlıdır.

warhammer 40k’da ise bazen anlamlı olan tek şey, space marine gelene kadar hattı tutmaktır.
2 0
ayı kullanıcısının profil fotografı