işsiz geçirdiğim yaklaşık 2 aylık sürecin 15-20 gününü köyde geçiren bünyemin deli gibi arzuladığı durumdur. yeter ulan sokayım istanbul'a da işe de güce de ben bubamın köyüne dönecem diye zuhur ediyor bünyemde. ama erkek evladız. ekmek tutmamız gerek, bizim sektörde istanbul dışında iş de yok deyu kalıp katlanıyoruz mecbur. şu uzaktan çalışma sistemine geçmek istemeyen bütün patronlarıma da burdan saygılarımı sunmak istiyorum. gerçi evden çalışma sisteminde kesin götü başı yayar, miskinliğe alışır çalışmam ben gerçi. ama ne bileyim öf. köyüm de köyüm.
bir yanımın çok istediği diğer yanımın "ulan daha 2 sene önce gittin 1,5 ay zor dayandın ne anlatıyorsun?" dediği o arzu..
bir yanım gerçekten çok istiyor çünkü birkaç günde bir mutlaka doğaya salmam gerekiyor kendimi, kafamın ve şehrin yarattığı gürültüyü anca bu şekilde sıfırlayabiliyorum.
ama bir yandan da alışkanlıklar var. yalnızlığı, sakinliği seviyorum ama eğlenmeyi ve kaosu da seviyorum xd
köy nüfusu az, her şey genelde hep aynı. o yüzden sanırım en güzeli arada bir gitmek. yaş kemale erince de temelli yerleşmek.
