yapıldığı vakit şehrin göbeğinde değil de ücra bir köy yerleşkesinde yaşam mücadelesi veriyor hissi yaşatan davranışlar.
sandalyede otururken bir bacağımı dizden kırıp ya kendime çekerim ya da yanıma bir sandalye çeker, onun kenarına dayanırım. ve elbette hele hele sirke soslu salata tabağını ekmeğnen tüketirim.
köy yaşamnını 20'li yaşlarıma kadar, hatta 20'li yaşlarımın bir kısmı da dahil çok deneyimledim. yani dedemlerin-ninemlerin yanına çok sık giderdik ve işte bilhassa baba tarafımınki tamamen köy yaşamıydı. anne tarafı kasaba-köy karışımı. ama 15 gün falan kalırdık mesela bazen, bir gidişte.
ama şehirliyim ben ya. yani o zamanlar güzeldi de artık köy yaşamını kaldırabileceğimi sanmıyorum.
köylü bir tarafım kalmadı galiba