the mentalist

patrick jane ve red john aslında iki kimsesizi canlandırıyor. jane'in annesini pek tanımıyoruz sadece bir yerde güvercin sevdiğini biliyoruz. aslında bu da dizi içine yerleşmiş metafor, jane annesini tanımıyor ve güvercin burada saf sevgiyi dile getiriyor. ayrıca bir umut hâlâ haber beklediğini gösteriyor. babası ise onu sirkte çalıştırıp duygularını istismar eden biri. zaten jane babasından da kaçıyor. red john'un da yine istismarcı bir babasının olduğunu biliyoruz. ayrıca aile ilişkileri de pek iyi değil. bunca yıldır evliliğinden çocuğunun olmaması ve kimliğinin ortaya çıkışından sonra karısını hiç görmememiz ailesel problemlerini gösteriyor. jane'in ailesine saldırma fikrinin altında yatan sebeplerden biri de bu.

peki bunları neden anlattım? çünkü bu iki karakter de kimsesiz. öyle veya böyle bir şekilde ailesiz kalıyorlar. senarist bruno heller tam bir deli. babası lukas'tan el almış. babasının senaryosunu yazdığı korku filmlerini de şiddetle öneririm. öhm ne diyorduk. heh kimsesizler. özellikle amerika'da ve asıl ingiltere'de kimsesiz çocuklara ve kimliği belirsiz cesetlere john doe ve jane doe isimleri verilir. ve bu dizinin ana düşmanları olan iki soyisim tesadüf değildir.
3 1
reno vegan kullanıcısının profil fotografı