
peki bu oyunun olayı ne?
valla bence alametifarikası "item manyaklığı" denen şeydir. oynanabilirliği de şahanedir oyunun da "item manyaklığı" cidden tam bir manyaklıktı, ki bu bir nevi oyuna "sınırsız oynanabilirlik" katan şeydi dahi diyebiliriz.
mesela aynı sene çıkan baldur's gate ii: shadows of amn... bu da manyak süper ve ikonik bir oyundur ama bunda karakterlerinize çıkabilecek item'lar fikstir. bu arada ikisi de frp tarzı fantastik oyunlar olsa da türleri birbirinden bir hayli farklıdır bunların. yani birebir bir kıyaslama yapmıyorum burada. ama bhaal'lar ortak. gerçi diablo'nun expansion'ındaki bal gibi de baal yazılıyordu. haha.
diablo ii'de ise acayip bir oran hesaplaması falan var ve bunlar envaitürlü item'ın random gibi algılanabilecek bir mahiyette "düşmesine" yol veriyor.
bazı unique veya set item'ları düşürebilmek inanılmaz zordu bu oyunda. yani diablo veya baal'ı hell'de bin kere bile kesseniz düşüremezdiniz bazılarını. tam manasıyla ömür törpüsü olabilen bir oyundu bu, böyle şeyler için kasarsanız. çok üst seviye rune'leri düşürmek de çok zordu hatta daha bile zordu, ki bunlar da rune kombinasyonlu item'lar için elzemdi ve oyundaki birçok "en süper" item bu tarz kombinasyonlarla yapılabiliyordu zaten.
ben bu oyunda, çoğu oyunda olduğu gibi caster karakter yapardım hep. sorceress ve necromancer mesela zaten doğal olarak caster. ama ben druid'in de shapeshifter yolundan değil de wind druid yolundan gidip onu da caster yapardım her zaman. favori build'lerim: necromancer-bonemancer, frozen orb sorceress ve wind druid idi.
bu arada battle.net'ten ben sadece kısa bir süre oynadım bu oyunu. orada mesela böyle düşürmesi ultra-zor olan item'ları falan çok daha kolay edinebiliyordunuz. takas falanla da elde edebilirdiniz arzuladığınız item'ları, zaten single player oynamaktan katlarca daha hızlı level da atlayabildiğinizden, bu şekilde online oynayarak bu bahsettiğim "zorluklar"ı bayağı kolaylayabiliyordunuz.
fakat ben single player oynadım işte genelde hep. yani zira battle.net'ten oynasam fena hırs yapacaktım ve tüm o level 98'lik hayvanlarla düellolarda kapışıp "en iyisi" olup kesmedik kulak bırakmayacaktım... bunu gördüm ve single player'dan devam dedim. evet, birçok yönden o manyak item'ları düşürebilmem çok daha zordu falan ama en azından o delirtici hırsa kapılmayarak ruhumu kurtarmıştım. ahahaha.
oyunun "resurrected" adıyla grafikleri daha albenili hale getirilmiş bir versiyonu da çıkmıştı, çok da uzak olmayan bir senede. biraz oynasam da "benden geçmiş" deyip hell'in ortalarında falan bırakmıştım. lakin belki bir ara gene sararım ve manyaklar gibi oynarım. belli olmaz diyelim.