"neden bu kadar bilgeyim?", "neden bu kadar akıllıyım?" ve "neden bu kadar iyi kitaplar yazıyorum?" olmak üzere 3 bölümden oluşan, friedrich nietzsche kitabı.

bu kitabı elime aldığımda bırakamadım. hastalığının başlangıcından ve sürecinden, yaşadıklarından, ailesinden... birçok konuya değinmiş, iç hesaplaşmayı da ihmal etmemiş.
basit bir dille yazılmış 50 sayfalık bir kitap olmasına rağmen, hiç nietzsche okumamış birine ağır gelebilir, tek oturuşta bitiremeyebilir. biter tabi ama tavsiye etmem. çünkü sindirmek, her cümleyi ve düşünceyi anlayarak okumak lazım. ben de acele etmeden, her gün 1 bölüm okuyarak 3 günde bitirdim.
"insan tepki verdiğinde kendini çok çabuk tüketeceğinden artık hiç tepki göstermez: mantık budur. kaldı ki hiçbir şey, insanı hıncın tutuşturduğu ateşten daha hızlı yakıp kül edemez. öfke, hastalıklı hassasiyet, intikam alamamak, intikam arzusuyla, hırsıyla yanıp tutuşmak, her anlamıyla zehirlemek - bitkin biri için bunlar hiç kuşkusuz tepki vermenin en zararlı çeşididir: sinirlerin hızla yıpranmasına, zararlı salgıların, örneğin midedeki safranın hastalıklı artışına neden olur. hasta insan için hınç aslen yasak olan, kötü olan şeydir: ne yazık ki en doğal eğilimidir de."
("neden bu kadar bilgeyim?" bölümünden.)
- "şüphe değil kesinliktir insanı delirten... ama böyle hissetmek için derin olmalı insan, uçurum olmalı, filozof olmalı... hepimiz hakikatten korkarız..."
- "insanın büyüklüğe erişmesi için benim formülüm, amor fati'dir(yazgıyı sevmek). insanın gelecekte, geçmişte, ebediyen başka hiçbir şey istememesidir. zorunlu olana katlanmakla kalmayın, onu daha az saklayın -her türlü idealizm zorunluluklar karşısında bir aldatmacadır- ama sevin."
("neden bu kadar akıllıyım?" bölümünden.)
"insanlar bana kitaplarımı ellerinden bırakamadıklarını söylediler - uykularını bizzat ben kaçırmışım... daha gururlu, aynı zamanda daha rafine kitap kesinlikle yoktur: yer yer kitaplarım dünya yüzünde erişebilecek en yüksek noktaya, kinizme erişirler; onları en hassas parmaklarla ve en cesur yumruklarla fethetmek gerekir."
("neden bu kadar iyi kitaplar yazıyorum?" bölümünden.)
son alıntının ilk cümlesine sonuna kadar katıldığımı belirtmek isterim. nietzsche'ye söyleyememiş olsam da bizzat benim de uykularımı kaçırıyor.

bu kitabı elime aldığımda bırakamadım. hastalığının başlangıcından ve sürecinden, yaşadıklarından, ailesinden... birçok konuya değinmiş, iç hesaplaşmayı da ihmal etmemiş.
basit bir dille yazılmış 50 sayfalık bir kitap olmasına rağmen, hiç nietzsche okumamış birine ağır gelebilir, tek oturuşta bitiremeyebilir. biter tabi ama tavsiye etmem. çünkü sindirmek, her cümleyi ve düşünceyi anlayarak okumak lazım. ben de acele etmeden, her gün 1 bölüm okuyarak 3 günde bitirdim.
"insan tepki verdiğinde kendini çok çabuk tüketeceğinden artık hiç tepki göstermez: mantık budur. kaldı ki hiçbir şey, insanı hıncın tutuşturduğu ateşten daha hızlı yakıp kül edemez. öfke, hastalıklı hassasiyet, intikam alamamak, intikam arzusuyla, hırsıyla yanıp tutuşmak, her anlamıyla zehirlemek - bitkin biri için bunlar hiç kuşkusuz tepki vermenin en zararlı çeşididir: sinirlerin hızla yıpranmasına, zararlı salgıların, örneğin midedeki safranın hastalıklı artışına neden olur. hasta insan için hınç aslen yasak olan, kötü olan şeydir: ne yazık ki en doğal eğilimidir de."
("neden bu kadar bilgeyim?" bölümünden.)
- "şüphe değil kesinliktir insanı delirten... ama böyle hissetmek için derin olmalı insan, uçurum olmalı, filozof olmalı... hepimiz hakikatten korkarız..."
- "insanın büyüklüğe erişmesi için benim formülüm, amor fati'dir(yazgıyı sevmek). insanın gelecekte, geçmişte, ebediyen başka hiçbir şey istememesidir. zorunlu olana katlanmakla kalmayın, onu daha az saklayın -her türlü idealizm zorunluluklar karşısında bir aldatmacadır- ama sevin."
("neden bu kadar akıllıyım?" bölümünden.)
"insanlar bana kitaplarımı ellerinden bırakamadıklarını söylediler - uykularını bizzat ben kaçırmışım... daha gururlu, aynı zamanda daha rafine kitap kesinlikle yoktur: yer yer kitaplarım dünya yüzünde erişebilecek en yüksek noktaya, kinizme erişirler; onları en hassas parmaklarla ve en cesur yumruklarla fethetmek gerekir."
("neden bu kadar iyi kitaplar yazıyorum?" bölümünden.)
son alıntının ilk cümlesine sonuna kadar katıldığımı belirtmek isterim. nietzsche'ye söyleyememiş olsam da bizzat benim de uykularımı kaçırıyor.