#anime

violence jack, kıyamet sonrası dünya tasviri değildir.

violence jack, insanlığın sigortası atınca panodan çıkan şeydir.

normal hikayelerde deprem olur, savaş olur, medeniyet çöker, insanlar hayatta kalmaya çalışır. burada ise medeniyet çöktükten sonra insanlık “madem hukuk yok, ben de içimdeki mağara adamını premium üyelikle açayım” demiş gibidir. herkes ya çete kurmuş, ya köle pazarı açmış, ya kendini kral ilan etmiş, ya da zaten insan olmaktan çoktan istifa etmiş.

bu evrende felaket yaşanmamış.

felaket mesaiye başlamış.

violence jack’in dünyası öyle “zor koşullarda insan ruhunun sınavı” falan değildir. burası sınav kağıdının yırtılıp öğrencinin öğretmeni yemeye çalıştığı yerdir. şehirler yok olmuş, düzen bitmiş, devlet buhar olmuş, ahlak ise muhtemelen ilk bölümde yan karakter olarak ölmüştür.

ve sonra jack gelir.

ama jack gelince insan “oh kurtarıcı geldi” demez. daha çok “tamam, şimdi başka türden bir bela başladı” der. çünkü violence jack kahraman gibi davranmaz. kendisine teşekkür edilmesini bekleyen, masumları korurken iç monolog atan, gün sonunda yıldızlara bakıp insanlık için umutlanan bir adam değildir.

adam yürüyen afet.

iyilerin tarafında mı? bazen.
kötülerin karşısında mı? çoğu zaman.
güvenilir mi? allah korusun.

violence jack’in anti-kahramanlığı burada iyi çalışır. çünkü bu evrende klasik kahraman koysan üç dakika dayanmaz. pelerinli idealist biri gelse önce konuşma yapar, sonra bir çete tarafından sandalye niyetine kullanılır. burası kahramanlık için fazla kirli, idealizm için fazla aç, merhamet için fazla kalabalık bir çöplüktür.

o yüzden jack gerekir.

çünkü bazı dünyalarda yangını söndürmek için su yetmez. daha büyük yangın çağırırsın.

violence jack de budur. kötülüğü iyilikle değil, daha büyük bir şiddet ihtimaliyle durdurur. adamın sahneye girmesi ahlaki rahatlama yaratmaz; tansiyonu değiştirir. çeteler, sapık tiranlar, kas gücüyle anayasa yazan manyaklar bir anda şunu fark eder: buraya kadar sizin ormanınızdı, şimdi ormana daha büyük bir hayvan girdi.

bu yüzden jack’i sevmek ilginçtir.

çünkü adam sevimli değildir. sempatik değildir. “aslında içinde kırılgan bir çocuk var” diye paketlenmez. modern senaryo odası böyle bir karakteri görse önce üzerine battaniye örter, sonra çocukluk travması dosyası açar, sonra da “şiddeti nereden öğrendi?” diye yuvarlak masa kurar.

violence jack ise yuvarlak masayı kaldırıp birine vurur.

bazen cevap budur.

evrenin absürtlüğü de burada başlar. herkes o kadar fazla kötüdür ki kötülük enflasyonu yaşanır. normal bir kötü adam yetmez; illa deri kıyafetli, kaslı, çığlık atan, insanlığı hobi olarak parçalayan tipler çıkar. her yeni bölgede insan “daha ne kadar kötüleşebilir?” der, seri de “tut şunu” diyerek yeni bir manyak salar.

bu evrende mahalle muhtarı bile çıksa, altında zindan vardır.

kara mizah tam buradan çıkar. çünkü violence jack’in dünyası o kadar abartılı bir cehennemdir ki bir noktadan sonra insan dehşete düşmekle gülmek arasında kalır. medeniyet çökmüş, tamam. ama burada medeniyet sadece çökmemiş; üstüne biri çıkıp zıplamış, sonra enkazı satıp çete kurmuş.

hukuk yok.
ahlak yok.
devlet yok.
insan kaynakları yok.
sadece kas, korku, açlık ve yanlış kişiye bulaşma ihtimali var.

ve o yanlış kişi genelde jack oluyor.

jack’in iyi tarafı da bu: konuşmaz, açıklamaz, kendini temize çekmez. bazı karakterler iyi değildir. ama tutarlıdır. bazen bu daha değerlidir. jack’in pusulası modern anlamda ahlaki değildir; daha ilkel, daha sert, daha kanlı bir adalet duygusu vardır. ezileni görünce aziz olmuyor, ama ezenin de rahat yaşamasına izin vermiyor.

bu evrende adalet mahkeme salonunda değil, enkazın ortasında hesap kesme olarak çalışıyor.

elbette bu temiz bir fikir değil. zaten violence jack temiz bir seri de değil. kirli bir dünyanın kirli cevabı. bu yüzden steril anlatıya gelmez. bu hikayeyi dezenfekte etmeye kalksan elinde sadece boş arsa kalır. çünkü violence jack’in olayı tam olarak kir, kan, çürüme, vahşet ve insanın medeniyet gidince ne kadar hızlı hayvana bağladığıdır.

modern içerik aklı bunu “travma sonrası topluluk dayanışması” diye çekmeye kalksa ilk bölümde seri ölür.

çünkü burada dayanışma dediğin şey çoğu zaman aynı çukurda ölmemek için geçici anlaşmadır. güven dediğin şey, karşıdakinin seni henüz yememiş olmasıdır. umut dediğin şey, jack’in o gün senin düşmanına sinirlenmesidir.

daha fazlasını beklemek ayıptır.

violence jack’in anti-kahramanlığı, onun iyilik yaparken bile huzur vermemesinden gelir. bazı kahramanlar seni kurtarır ve dünya daha güzel olur. jack seni kurtarır ama dünyanın hâlâ bok çukuru olduğunu unutmazsın. sadece o an için bok çukurunun içinde biraz daha büyük bir canavar senin tarafına düşmüştür.

bu da kendi çapında şanstır.

evrenin en komik tarafı ise herkesin kendini çok ciddiye almasıdır. çete liderleri kral gibi davranır, sapık tiranlar imparatorculuk oynar, güçlü olan herkes kendi küçük cehennemini devlet sanır. oysa dışarıdan bakınca hepsi kıyamet sonrası apartman yöneticisi. aidat yerine kafa kesiyorlar sadece.

jack bu sahte krallıkların ortasına girince komedi kendiliğinden doğar.

çünkü adamın demokrasi anlayışı çok basittir:

herkes eşit derecede kırılabilir.

bu yüzden violence jack, klasik kahraman hikayesi gibi okunmaz. burada karakter gelişimi temiz değildir, kurtuluş fikri parlak değildir, ahlak dersi güvenli değildir. seri sana “insanlık karanlıkta bile ışık bulur” demez. daha çok “karanlıkta bazı şeyler seni bulmadan önce sen kaç” der.

ve bazen karanlıkta bulunan şey jack’tir.

o zaman dua etmen gereken şey onun iyi biri olması değildir.

senden daha kötü birine sinirlenmiş olmasıdır.

violence jack bu yüzden kendi çirkinliğiyle vardır. güzel görünmeye çalışmaz. kimseye kendini sevdirmeye uğraşmaz. şiddeti plastik değildir, dünya güvenli değildir, karakterler temsil panosu değildir. herkes hayatta kalma, hükmetme, kaçma ya da parçalanmama derdindedir.

bu kadar.

bazı hikayeler temizlenince düzelmez; ölür.

violence jack de onlardan biridir. kirli doğmuştur, kirli yürür, kirli kalmalıdır. çünkü onun evreninde sabun bile muhtemelen bir çetenin kontrolündedir.

özetle violence jack; kıyametten sonra insanlığın sınavı değil, sınav gözetmeninin bile kaçtığı sınıftır.

jack de o sınıfa sonradan gelen sessiz öğrenci değil.

tahtayı söküp düzen kuran şeydir.
2 2
ayı kullanıcısının profil fotografı