github ile gitlab arasındaki kavga biraz “çekiç mi daha iyi, tornavida mı?” kavgasıdır. ikisini de üretimde kullandım; yanlış yerde kullandığınızda ikisi de gayet başarılı biçimde başınıza iş açar.
github daha çok herkesin takıldığı büyük bir meydan gibidir. açık kaynak proje ararsınız, geliştirici bulursunuz, başkasının hazırladığı action’ı iki satır yaml ile projeye takarsınız. pull request akışı temizdir, arayüzü insanı ilk günden dövmez, ekosistemi geniştir. “kodu koyalım, ekip çalışsın, gerektiğinde dışarıdan katkı alalım” diyorsanız çoğu zaman daha rahat ilerlersiniz.
yalnız github actions büyüdükçe o iki satır yaml, zamanla aile anayasasına dönüşebilir. bir yerden action gelir, başka yerden güvenlik aracı bağlanır, üçüncü taraftan artifact tutulur. sistem çalışır ama bir süre sonra pipeline’ın neden çalıştığını yalnızca üç kişi bilir; onlardan biri istifa etmiş, diğeri izindedir.
gitlab ise daha çok sanayi sitesi gibidir. kapıdan girince repository, cı/cd, container registry, güvenlik taramaları, issue takibi, yetkilendirme ve deployment süreçleri aynı yerde durur. görüntüsü github kadar sevimli olmayabilir ama “ben bu fabrikanın tamamını tek panelden yönetmek istiyorum” diyen teknik ekip için daha derli topludur.
özellikle self-hosted tarafta gitlab daha doğal hissettirir. kendi sunucuna kurar, kodu ve runner’ları içeride tutar, veri kontrolünü eline alırsın. fakat self-hosted demek bedava özgürlük değildir. güncelleme, yedekleme, ölçekleme, izleme ve bir pazar gecesi patlayan disk de artık senindir. kontrol istiyorsan sorumluluğu da yanında hediye paketiyle gelir.
github’ın da şirket içine kurulabilen enterprise server çözümü vardır. dolayısıyla “github içeride çalışmaz” diyen kişi muhtemelen self-hosted runner kurmayı platform kurmak sanıyordur. runner’ın senin sunucunda olması, kodun ve yönetim katmanının da sende olduğu anlamına gelmez.
devsecops tarafında gitlab daha bütünleşik, github ise daha modülerdir. gitlab “buyur, güvenlik taramasını pipeline’a koydum” der. github “istediğini seç, bağla ve özelleştir” der. ilki düzen sever, ikincisi özgürlük verir. düzenin bedeli lisans, özgürlüğün bedeli entegrasyon mesaisidir.
kurumsal yetkilendirme, sso, audit, approval ve politika yönetimi iki tarafta da yapılabilir. yalnız ciddi özelliklere yaklaşınca ikisi de o masum ücretsiz git deposu hâlinden çıkar ve takım elbiseyi giyip satış temsilcisini çağırır.
açık kaynak, görünürlük, geniş ekosistem ve kolay geliştirici uyumu istiyorsanız github; self-hosted kontrol, bütünleşik cı/cd ve tek çatı altında devsecops istiyorsanız gitlab daha mantıklıdır. burada takım tutulmaz, operasyon yükü seçilir.
bu kategoride başlık yok.
yükleniyor…
yükleniyor…