midnight mass

stephen king'in eşsiz başyapıtı olan kara kule serisinin üzerinde çalışmasıyla zaten radarımı fıldır fıldır döndürmekte olan mike flanagan imzalı, 7 bölümlük mini dizidir. kara kule serisiyle 1997-1998 kışında tanışmıştım. abim üniversiteye yeni başlamıştı ve ben de lise 2'deydim. o sömestirde abim kara kule serisinin ilk romanını bana hediye olarak getirmişti. kendisi de bunun bir seri olduğunu bilmiyormuş, ben de romanı okuyup bitirene kadar, hatta bitirdikten sonra da bir süre bunu anlamamıştım. yani o baskısında "kara kule serisi 1. kitap" falan da yazmıyordu. veya işte kitabın içinde bir yerlerde yazıyorduysa da abim de ben de fark etmemişiz. kitabın sonunda bu yüzden büyük hayal kırıklığına uğramıştım. bu kadar süper bir roman nasıl böyle saçma sapan bitebilir, yani bitmeyebilir... demiştim. sonra işte bunun bir seri olduğunu öğrendim ve hemen serinin diğer kitaplarını da buldum. yani o zamana kadarki diğer kitaplarını... sonra çıkanları da çıkar çıkmaz aldım falan derken... hayatımın fantastik serisi hala budur. cidden öyle. flanagan nasıl bir iş çıkartacak bakalım...

flanagan elbette çok usta bir filmci ve "dizici". zaten uzun süredir king'in çalışmalarını ipe dizer gibi art arda diziyor... doctor sleep uyarlamasında mesela bence şahane bir iş çıkartmıştı. peki midnight mass nasıl?.. bu arada yanlış anlaşılmasın, midnight mass bir king uyarlaması değil. yani söylediğim yanlış anlaşılabileceğinden bunu belirteyim dedim.

görsel

bana göre ilk 5 bölümü çok iyiyken, sonra maalesef bu standardı devam ettiremeyen bir diziydi. demin bitirdim izlemeyi bu arada. uzun zamandır izlemek istiyordum bu yapımı da işte bir türlü izleyesim gelmiyordu. sonunda izleyebildim... doctor sleep uyarlamasının sonlarını "ucuz" bulmuştum, bunda da tablo öyle oldu maalesef. ah be flanagan... bu arada belki de siz dizinin son iki bölümünü çok seversiniz. spoiler verdiğim kanısında değilim yani burada. naçizane, benden 8.5-9/10 alabilecek gibi giden dizi maalesef totalde 7.5 alabildi, son iki bölümü yüzünden. bence flanagan bu tanımımı okuyacak ve çok üzülecek. işte şöhret zor dostlar, yani ne yazsam dünya okuyor... işte dizinin sonları bu saçmalamam gibi bir şeydi bence. cidden son 2 bölüm büyük hayal kırıklığıydı benim adıma. fakat dediğim gibi, siz belki de sonlarını çok seversiniz. o yüzden spoiler verdim de demiyorum.

baktım da daha dizinin konusuna girmeden zaten uzun bir tanım yazmış olmuşum bile. o halde bu yazıda hiç spoiler vermeyeyim diyorum. ben bu dizinin konusunu hiç bilmiyordum izlemeden evvel. yani çıktığı sene konu özetini okumuş ve "izlerim ben bunu" demiştim, fakat o okuduğum konuyu da hatırlamıyordum. hadi hiçbir fikrim olmadan izleyeyim bakalım, dedim. pişman olmadım. hatta bayağı şaşırdım lan. yani konusunu okuduğumda buradaki gizem unsurunun bu dizide de ismen hiç bahsedilmeyen "şey" olduğunu okumadığıma eminim. konseptini hatırladım, ama cidden buradaki gizem unsuru "şey"in ne olduğunu o okuduğum konuda da görmediğime eminim. peki o şey ney? söyleyemem, majör bir spoiler olur. dizide de bir allah'ın kulunun ağzından çıkmadı o kelime. odadaki fil gibi bir "şey" cidden. enigmatik bir spoiler vereceğim, bence diziyi izlemediyseniz ve izlerim belki diyorsanız burasını şimdi okumayın.
halbuki ingilizcedeki ilk sayma sayısı ve ingiliz edebiyatının en önemli kişisinin soyadının son hecesini art arda söyleselerdi de yetebilirdi...
evet, son iki bölüm hayal kırıklığı olsa da benim adıma, sonuçta 10 üzerinden 7.5 verdiğim bir yapım oldu totalde. yani 7 veya üzeri not vermişsem, ben o yapımı belirli oranda sevmişimdir kapısına çıkar bu.

bence izlemeye değer bir mini dizi. kaliteli bir kere. hem belki siz son iki bölümünü de sevebilirsiniz.
0 0
noctoth kullanıcısının profil fotografı