her neyse. ingilizcesi arcade'dir, atari salonunun.
1981 doğumlu biri olarak 1980'lerin ortalarından beri atari salonlarına giderdim. "dim" dedim çünkü didim didim, didim didi. şey, yani 2020'den beri atari salonlarına gidemiyorum. en son ankara'da fantasyland vardı gidebildiğim, şimdi yaşadığım iki şehirde de atari salonu yok bildiğim kadarıyla.
ilk oynadığımı hatırladığım oyun river raid'dir. işte daha ilkokul bile değilken babam arada aydın merkezdeki bir atari salonuna götürürdü beni ve en çok bu oyunu oynamayı severdim.
yalnız beni gerçek bir atari salonu müdavimi yapan oyun double dragon ii: the revenge idi. 1980'lerin sonlarında söke'ye taşınmıştık ve artık biraz da büyüdüğümden kendim oradaki atari salonlarına gidebiliyordum ve ilk bu oyunun aşırı manyağı olmuştum.
sonra işte lise sona kadar da söke'deki atari salonlarının müdavimi olmaya devam ettim. hatta üniversiteyi kazandıktan sonra da devam ettim... 2006'da ankara'dan ayrıldıktan sonra 10 seneye yakın ara verdim. 2016 gibi bu sefer çalışmak için ankara'ya geri döndüm ve gene atari salonlarına gitmeye devam ettim orada. joy game center çok kötüleştiğinden artık sadece fantasyland'e gidiyordum gerçi.
birçok dövüş oyununda grand master idim. yani mesela beni her zaman yenebilen hiç kimse yoktu belli arcade fighting game'lerde. yani yeniştiğimiz başka grand master'lar olurdu işte bir avuç kadar.
en son "epik" anım... fantasyland'e gitmiştim, galiba 2019'da. orada benden 1-2 yaş büyük biri yanıma geldi. "biz buranın büyük ustalarıyız" dedi bana. ben de, "ben de söke'deki büyük ustalardandım ama artık daha az dövüş oyunu oynuyorum, başka türlere yöneldim" falan dedim. eleman "vay, sen de büyük ustasın yani... yanına gireyim mi, bir kapışalım?.." dedi. "olur" dedim. elemanı yendim! gerçi son round'da kırmızı perfect aldım street fighter ii: champion edition'da. yani son anında da çok kurnazca bir numaramı yaptım ve neticesinde yendim. sonra bu anımı facebook'taki bir ankara rock tayfası grubunda anlattım. grubun üyelerinden biri "ben fantasyland'in eski ortaklarındanım. oranın büyük ustaları dünya çapındadır. onlardan birini yenebildiysen demek ki sen de öylesin..." demişti bana. valla öyleydim, hiç mütevazı olamayacağım bu hususta. haha.
biraz da gülelim.