yası, vedayı, faniliği ve bazen de yeniden doğuşu simgeleyen çiçekler için kullanılan bir tanımlamadır diyebiliriz. bir çiçek, toprağa bırakılan son selam olur; kimi zaman söylenemeyen sözlerin, kimi zaman da sessizce edilen duaların dili hâline gelir.
bu yüzden "ölüm çiçeği", tek bir türden çok, insanların ona yüklediği anlamlarla yaşar.
bu anlamla anılan çiçeklerin başında zambak gelir.
"beyaz zambak", saflığı, ruhun huzura erişmesini ve masumiyeti temsil ettiği için cenazelerde ve anma törenlerinde sıkça tercih edilir. sessiz ama derin bir vedanın simgesidir.
krizantem (kasımpatı), ise birçok ülkede doğrudan ölümü ve anmayı çağrıştırır. avrupa'nın pek çok yerinde mezarlıklara bırakılan en yaygın çiçeklerden biridir*. sonbaharda açması, doğanın yavaşça uykuya çekilişini hatırlattığından, faniliğin sembolü olarak görülür.*
karanfil, özellikle kırmızı ve beyaz tonları, hem saygıyı hem de hiç dinmeyen özlemi anlatır. türkiye'de de mezarlıklarda ve anma günlerinde en sık rastlanan çiçeklerden biridir. gösterişten uzak ama duygusu güçlü olduğundan çokça tercih edilir.
gelincik, savaşlarda yitirilen hayatların anısıyla özdeşleşmiştir. incecik yapraklarına rağmen rüzgâra direnen hâli, kaybedilen insanların hatırasının yaşamaya devam ettiğini fısıldar. (bkz: nefes yer eksi iki) filmini sinemada içim çıka çıka ağlayarak izlediğim için gelincik çiçeğinin bende de travmatik bir etkisi oldu.
bazı kültürlerde servi ağacı, menekşe hatta gül bile ölümün değil, ölümden sonra da süren sevginin sembolü olarak görülür. çünkü her veda, içinde biraz da hatırlamayı taşır en nihayetinde.
"ölüm çiçeği" yalnızca mezarlıklarda açan bir çiçek değildir. bazen bir aşkın son nefesidir, bazen çocukluğun geride kalışı, bazen de insanın kendi içindeki eski benliğine ettiği vedadır.
solmuş bir taç yaprağı, geçen yılları anlatabilir. tomurcuk hâlindeki bir çiçek ise ölümün bile hayatın döngüsünü durduramadığını anımsatır.
bence bu yüzden ölüm çiçekleri hüzün verici olduğu kadar umut da taşır.
çünkü her çiçek, eninde sonunda toprağa döner, bizim gibi. onlar bize, vedaların kesin olduğunu ama sevginin, anıların ve hatırlamanın zamanın ötesinde de olsa yaşamaya devam ettiğini sakince anlatır.
herkesin kendine özel bir ölüm çiçeği olabilir. örneğin bana da lavanta çiçeği bu hissi veriyor.