9 yaşındayken evinde çıkan yangında anne ve babasını kaybeden alice hart'ın hikayesi... başta sigourney weaver olmak üzere, tüm oyunculuklar mükemmel ötesi.
dizide çok fazla rahatsız edici olay var. tek bölümde hem ağlayıp hem sinir krizi geçirebiliyorsunuz. her kadının ve erkeğin izlemesi gereken bir dizi.
agnes ve clem'in dans ederken birbirini öpmesi, aşka inandırıyor ama 2 dakika sonra aslında çok öfkeli biri olduğunu, eşine ve çocuğuna şiddet uyguladığını görüyorsunuz. üstelik kadın hamile. geçmişinde bu tarz travmaları olan biri için izlemesi çok zor. her bölüm başında uyarı yapılıyor.
kızını boğduğunu gören agnes, clem'in başına sopayla vuruyor ve evi yakıyor*. o yangında sadece alice ve 25 haftalık kardeşi kurtuluyor -ama alice kardeşinin yaşadığını 24-25 yaşında öğreniyor.
june hart, alice'in babaannesi. yangından sonra babaannesiyle çiçek çiftliğinde yaşamaya başlıyor ve orada eşinden/babasından şiddet görüp de kaçan başka kadınlar da var. çiftliğe erkek giremiyor. halk tarafından "lezbiyen çiftliği" olduğu düşünülüyor ama orası sadece hayatta kalmak isteyen kadınların yurdu.
alice, 24 yaşındayken babaannesinin kendisine erkek arkadaşıyla ilgili yalan söylediğini öğreniyor ve çiftliği terk ediyor. sonrasında yaşadıkları daha travmatik. dylan'a aşık oluyor, geçmişini anlatıyor ama onun da babasından hiçbir farkı yok. kendisini tetiklediğini, bilerek kıskandırdığını söyleyerek alice'e şiddet uyguluyor, alice de kendini korumak için karşılık veriyor ama mağdur olan erkekmiş gibi suçlanıyor ve işinden de oluyor. alice, bu olaydan sonra çiftliğe geri dönüyor. öldüğünü sandığı kardeşiyle tanışıyor vs.
aslında dizi ve kadınların yaşadığı hikayeler üzerine yazacak çok şey var ama herkeste farklı duygu uyandırıyor.
kızını boğduğunu gören agnes, clem'in başına sopayla vuruyor ve evi yakıyor*. o yangında sadece alice ve 25 haftalık kardeşi kurtuluyor -ama alice kardeşinin yaşadığını 24-25 yaşında öğreniyor.
june hart, alice'in babaannesi. yangından sonra babaannesiyle çiçek çiftliğinde yaşamaya başlıyor ve orada eşinden/babasından şiddet görüp de kaçan başka kadınlar da var. çiftliğe erkek giremiyor. halk tarafından "lezbiyen çiftliği" olduğu düşünülüyor ama orası sadece hayatta kalmak isteyen kadınların yurdu.
alice, 24 yaşındayken babaannesinin kendisine erkek arkadaşıyla ilgili yalan söylediğini öğreniyor ve çiftliği terk ediyor. sonrasında yaşadıkları daha travmatik. dylan'a aşık oluyor, geçmişini anlatıyor ama onun da babasından hiçbir farkı yok. kendisini tetiklediğini, bilerek kıskandırdığını söyleyerek alice'e şiddet uyguluyor, alice de kendini korumak için karşılık veriyor ama mağdur olan erkekmiş gibi suçlanıyor ve işinden de oluyor. alice, bu olaydan sonra çiftliğe geri dönüyor. öldüğünü sandığı kardeşiyle tanışıyor vs.
aslında dizi ve kadınların yaşadığı hikayeler üzerine yazacak çok şey var ama herkeste farklı duygu uyandırıyor.


