amerikalı feminist yazar ve düşünür olan (gref: bell hooks) tarafından yazılmış ve feminizm kavramının ne olup olmadığını çok basit bir dilde ele alan kitap.
feminizm kavramına giriş olarak da nitelendirebiliriz.
yazar kitabını 19 başlıkta tamamlar ve kitabın adından da anlaşılabileceği üzere feminizm kavramının ırk fark etmeksizin her insan için geçerli olduğunu, kadınlara yararı olduğu kadar erkeklere ve çocuklara da yararı olan bir kavram olduğunu, daha net bir biçimde feminizm kavramının amacının erkeklerle savaşmaktan ziyade cinsiyetçi sömürüye bir son vermek olduğunu bu başlıklarda ele alır.
-ilk bölümde sıklıkla feminizm kavramına dair yanlış bilinenlerden bahseder. insanın feminizmi yanlış anlamasının kaynağı olarak feminizmin ataerkil taraftan dinlendiğini söyler.
aynı zamanda da feminizm kavramının yanlış anlaşılmasındaki tek rolün erkekler olmadığından, kadınların da erkekler kadar antifeminist düşüncelerde bulunabildiklerinden bahseder.
- ikinci bölümde kadınların feminizm üzerine konuşmalar yapmak ve bu teoriyi kendilerince geliştirmek üzere gerçekleştirilen, adına da 'bilinç yükseltme grubu' koydukları buluşmalardan bahseder.
-üçüncü bölümde ise 'kız kardeşlik' kavramına değinir.
feminizm hareketinin kadınlar arasındaki dostluğu pekiştirdiğinden ve bunun da erkeklere karşı oluşturulmadığından, feminizmin gelişiminin buna ön ayak olduğundan bahseder kısacası.
-dördüncü bölümde feminist teorinin ilk zamanlarına , asıl amacının cinsiyetçi düşüncenin nasıl işlediğine ve onunla nasıl başa çıkıp onu nasıl değiştirebileceğimizi kadınlara ve erkeklere açıklamamız olduğundan bahseder.
-beşinci bölümde kadınların üremeye dair olan haklarından, kürtaj hakkından ve yoksul kadınların kürtaj yaptıramamalarından bahseder.
-altıncı bölümde güzellik algısı ve beraberinde gelen yeme bozukluklarına değinir.
kadın bedenini fazlaca rahatsız eden sütyenlerden ve o zamanki moda anlayışının feministleri 'bakımsız kadın' olarak nitelendirmesinden bahseder.
-yedinci bölümde ise sınıf mücadelesine değinir.
işgücüne girmeye zorlanan kadınların özgürleşme hissetmemelerinden ve sınıfsal güce sahip kadınların feminizm kavramını sadece işlerine geldiklerinde, kendilerine fayda sağladığında kullandıklarından bahseder.
-sekizinci bölümde dünyanın geri kalanındaki insanların feminizme bulunduğu katkılardan bahseder.
-bir diğer bölümde kadınların çalışıyor olmalarının neden özgürlük olarak görülmemesi gerektiğinden, özgürlük ve feminizm kavramının bununla sınırlı kalmaması gerektiğinden, kadın ve erkeğin de çalıştığı bir evde kadının neden evi erkeğin konfor ve rahatlama alanı haline getirdiğinden bahseder.
-onuncu bölümde ise feminizm ve ırk arasındaki bağlantıya değinir.
-on birinci bölümde şiddet kavramına değinir.
sadece erkeklerin değil, kadınların da çocuklara ya da erkeklere şiddet uygulamasından ve heteroseksüeller arasında da şiddetin oldukça fazla olduğunu göz önüne serer.
-on ikinci bölümde feminizmin erkekler üzerindeki etkisine değinir.
feminizm anlayışının sorununun erkekler olmadığını, ataerki ve cinsiyetçilik olduğunu söyler.
-on üçüncü bölüm feminizm ve ebeveynlik kavramlarına değinir.
antifeminizm yaklaşımının çocuklar için olan zararından bahseder.
-on dördüncü bölümde ise feminizm kavramında cinselliğe, birlikteliğe değinir.
o zamanlarda kadınların cinsiyetçi erkeklerle birlikte olmasındansa eşcinselliğe eğildiğinden, antifeminist yaklaşımı benimseyen bazı erkeklerin cinsellikte kendi hazzı dışında başka bir şeyi önemsemesinden, feminist kadınlarına farklı bir gözle bakmalarından, bazı feminist kadınların neden çocuk sahibi olmak istemediğinden bahseder.
-on beşinci bölümde yazar kadınların cinsellikten aldığı hazza ve bunun feminizm ile olan bağlantısına değinir.
bazı erkeklerin feminizm anlayışında cinsel birliktelik dışındaki eşitlikleri kabul ettiğinden, kadınlardaki arzulu hâli beğenmelerine rağmen kendilerinden daha fazla istekli bir kadına katlanamıyor olma olasılıklarına değinir
aynı zamanda kadının bedenini satması konusundan da bahseder.
-on altıncı bölümde lezbiyenlik ile feminizm ile olan bağlantıya değinir.
lezbiyenlerin aslında ne derece muhafazakar olabileceklerinden, hepsinin feminizm anlayışını benimsemediğinden, lezbiyen olmanın kişiyi politikleştirmeyeceği gibi feminist de yapmayacağından bahseder.
-on yedinci bölümde feminizmin sevgi üzerindeki konusuna ve feminizmin neden sevgiyi iyileştirdiğine, neden sağlıklı bir sevgi anlayışı yarattığına değinir.
-on sekizinci bölümde feminizm kavramının manevi ve pratikteki, teorideki boyutuna değinir.
-son bölümde ise vizyoner feminizm kavramının temel hedeflerine ve neden vizyoner feminizmi tercih ettiğine değinir.
o değil de bu kitap bu kadar uzun değildi.. neden bu kadar uzattığımı bilmiyorum ama her bölümde feminizm kavramına dair çok açıklayıcı bilgiler olduğunu düşünüyorum.
kitabı pdf olarak okumuş olsam da en yakın sürede satın alıp bir de o şekil okumak istiyorum çünkü not almak istediğim çok fazla şey var.
feminizm kavramına giriş olarak da nitelendirebiliriz.
yazar kitabını 19 başlıkta tamamlar ve kitabın adından da anlaşılabileceği üzere feminizm kavramının ırk fark etmeksizin her insan için geçerli olduğunu, kadınlara yararı olduğu kadar erkeklere ve çocuklara da yararı olan bir kavram olduğunu, daha net bir biçimde feminizm kavramının amacının erkeklerle savaşmaktan ziyade cinsiyetçi sömürüye bir son vermek olduğunu bu başlıklarda ele alır.
-ilk bölümde sıklıkla feminizm kavramına dair yanlış bilinenlerden bahseder. insanın feminizmi yanlış anlamasının kaynağı olarak feminizmin ataerkil taraftan dinlendiğini söyler.
aynı zamanda da feminizm kavramının yanlış anlaşılmasındaki tek rolün erkekler olmadığından, kadınların da erkekler kadar antifeminist düşüncelerde bulunabildiklerinden bahseder.
- ikinci bölümde kadınların feminizm üzerine konuşmalar yapmak ve bu teoriyi kendilerince geliştirmek üzere gerçekleştirilen, adına da 'bilinç yükseltme grubu' koydukları buluşmalardan bahseder.
-üçüncü bölümde ise 'kız kardeşlik' kavramına değinir.
feminizm hareketinin kadınlar arasındaki dostluğu pekiştirdiğinden ve bunun da erkeklere karşı oluşturulmadığından, feminizmin gelişiminin buna ön ayak olduğundan bahseder kısacası.
-dördüncü bölümde feminist teorinin ilk zamanlarına , asıl amacının cinsiyetçi düşüncenin nasıl işlediğine ve onunla nasıl başa çıkıp onu nasıl değiştirebileceğimizi kadınlara ve erkeklere açıklamamız olduğundan bahseder.
-beşinci bölümde kadınların üremeye dair olan haklarından, kürtaj hakkından ve yoksul kadınların kürtaj yaptıramamalarından bahseder.
-altıncı bölümde güzellik algısı ve beraberinde gelen yeme bozukluklarına değinir.
kadın bedenini fazlaca rahatsız eden sütyenlerden ve o zamanki moda anlayışının feministleri 'bakımsız kadın' olarak nitelendirmesinden bahseder.
-yedinci bölümde ise sınıf mücadelesine değinir.
işgücüne girmeye zorlanan kadınların özgürleşme hissetmemelerinden ve sınıfsal güce sahip kadınların feminizm kavramını sadece işlerine geldiklerinde, kendilerine fayda sağladığında kullandıklarından bahseder.
-sekizinci bölümde dünyanın geri kalanındaki insanların feminizme bulunduğu katkılardan bahseder.
-bir diğer bölümde kadınların çalışıyor olmalarının neden özgürlük olarak görülmemesi gerektiğinden, özgürlük ve feminizm kavramının bununla sınırlı kalmaması gerektiğinden, kadın ve erkeğin de çalıştığı bir evde kadının neden evi erkeğin konfor ve rahatlama alanı haline getirdiğinden bahseder.
-onuncu bölümde ise feminizm ve ırk arasındaki bağlantıya değinir.
-on birinci bölümde şiddet kavramına değinir.
sadece erkeklerin değil, kadınların da çocuklara ya da erkeklere şiddet uygulamasından ve heteroseksüeller arasında da şiddetin oldukça fazla olduğunu göz önüne serer.
-on ikinci bölümde feminizmin erkekler üzerindeki etkisine değinir.
feminizm anlayışının sorununun erkekler olmadığını, ataerki ve cinsiyetçilik olduğunu söyler.
-on üçüncü bölüm feminizm ve ebeveynlik kavramlarına değinir.
antifeminizm yaklaşımının çocuklar için olan zararından bahseder.
-on dördüncü bölümde ise feminizm kavramında cinselliğe, birlikteliğe değinir.
o zamanlarda kadınların cinsiyetçi erkeklerle birlikte olmasındansa eşcinselliğe eğildiğinden, antifeminist yaklaşımı benimseyen bazı erkeklerin cinsellikte kendi hazzı dışında başka bir şeyi önemsemesinden, feminist kadınlarına farklı bir gözle bakmalarından, bazı feminist kadınların neden çocuk sahibi olmak istemediğinden bahseder.
-on beşinci bölümde yazar kadınların cinsellikten aldığı hazza ve bunun feminizm ile olan bağlantısına değinir.
bazı erkeklerin feminizm anlayışında cinsel birliktelik dışındaki eşitlikleri kabul ettiğinden, kadınlardaki arzulu hâli beğenmelerine rağmen kendilerinden daha fazla istekli bir kadına katlanamıyor olma olasılıklarına değinir
aynı zamanda kadının bedenini satması konusundan da bahseder.
-on altıncı bölümde lezbiyenlik ile feminizm ile olan bağlantıya değinir.
lezbiyenlerin aslında ne derece muhafazakar olabileceklerinden, hepsinin feminizm anlayışını benimsemediğinden, lezbiyen olmanın kişiyi politikleştirmeyeceği gibi feminist de yapmayacağından bahseder.
-on yedinci bölümde feminizmin sevgi üzerindeki konusuna ve feminizmin neden sevgiyi iyileştirdiğine, neden sağlıklı bir sevgi anlayışı yarattığına değinir.
-on sekizinci bölümde feminizm kavramının manevi ve pratikteki, teorideki boyutuna değinir.
-son bölümde ise vizyoner feminizm kavramının temel hedeflerine ve neden vizyoner feminizmi tercih ettiğine değinir.
o değil de bu kitap bu kadar uzun değildi.. neden bu kadar uzattığımı bilmiyorum ama her bölümde feminizm kavramına dair çok açıklayıcı bilgiler olduğunu düşünüyorum.
kitabı pdf olarak okumuş olsam da en yakın sürede satın alıp bir de o şekil okumak istiyorum çünkü not almak istediğim çok fazla şey var.