bir refik halit karay kitabıdır.
erken cumhuriyet dönemi edebiyatı belki de en eksik olduğum konu. açıkçası okurken büyük keyif aldığım çok az sayıda yazar var bu dönemde. refik halit karay da okumaktan zevk aldığım yazarlardan biri değil. bu kitabı ile de aslında bu duygum güçlenmiş oldu.
kitap bir gemi yolculuğu ile başlıyor. gemide eski bir milletvekili olan anlatıcı latin amerikalı olmasına rağmen kürtçe konuşan bir kadınla karşılaşıyor. aslında önce kürtçe konuşması dikkatini çekse de aslında kadının çok güzel olması ile ilgileniyor gibidir anlatıcı.
bu kadınla daha sonra tanışan anlatıcı kadının aslında bir yezidi kadını olduğunu öğrenir. aralarında bir çekim oluştukça yolculuk ilerler ve ta suriye'ye kadar uzanır.
bu zaman boyunca yezidiler ile ilgili, ülkenin durumu ile ilgili, suriye ile ilgili yazarın çoğu isabetli olan düşüncelerini okuruz.
kitaptaki bu siyasi, tarihi anlatımlar ve gözlemler kitabın hacmi ile kıyaslanınca çok uzun geldi bana. sanki romanın içine yedirilse daha okunabilir bir roman çıkarmış gibi geldi bana.
mutlaka çok seveni vardır ama ben beğenmedim kitabı.
bu kategoride başlık yok.
yükleniyor…
yükleniyor…
tanım eklemek için giriş yapmalısın.