eveeet. bu sabah, 10:30-11:00 gibi başladım bu toplu eserleri yeniden okumaya ve ilk eser öğleden sonra 4 küsurda bitti. bu bir kısa roman (novella) ve howard phillips lovecraft'ın sanırım en uzun 3. eseri.

yani hangi eser o: at the mountains of madness, yani ben tercümesini okuduğumdan delilik dağları'nda, veya deliliğin dağlarında diye daha yaygın sanırım. iki isim çevirisi de uygun bence. bunun bundan önce en son ingilizcesini okumuştum ama aradan epey sene geçtiği için orijinali ve tercümesini tam olarak kıyaslayamam.

tahmin ettiğim gibi epey eğlenerek okudum bugün de bunu. çok da heyecanlandım diyemem zira biliyordum konusunu zaten. bu sözlükte demiş miydim bir yerde hatırlamasam da, lovecraft'ın konusu bana çok da ilginç gelmeyen eserlerini okumayı bile seviyorum ben. adamın üslubuna hayranım bir kere. bu delilik dağları ise konu olarak da pek ilgi celbedici. bunun orijinal ingilizcesinin bende ayrı bir kitabı da vardı. hatta onun kapağı, sahip olduğum bir sürü kitap arasında en güzel kapaklardan birine sahipti. geçenlerde etrafı bir aradığımda bulamadım. yani ya durmuyor ya da ummadığım bir yerlerden çıkabilir...

spoiler vermeden nasıl anlatabilirim... anlatamam. işte ama süper bir eser olduğunu söyleyebilirim. hatta lovecraftian bir yapım olan in the mouth of madness'ın adı da kesin bu lovecraft eserinin adından geliyordur. bu film de lovecraftian, evet. fakat bu novella'ya pek de benzer bir konusu yok. ama sonuçta başka bakımlardan lovecraftian bir film gene de.

spoiler vermemeye çalışırak bir şeyler diyeyim gene de delilik dağları hakkında. yani burada birbiriyle bağlantılı olsa da aslında bambaşka mahiyetlere sahip iki büyük macera yaşanıyor diyebilirim. mesela bunun bir novella, yani roman kadar olmasa da gene de gayet uzun bir eser olduğunu bilmesek ve işte okuduğumuz aygıtta da sayfa bilgileri olmasa, ilk maceranın nihayetinde sonlanacak bir hikaye olduğunu zannedebilirdik. ikinci macera da ilkiyle bağlantılı olsa da bambaşka ve çok "öte" bir şey. epey "durağan" kısımları da var eserin elbette. sonuçta karakterlerin durmadan oraya buraya koştuğu ve yazarın da bunu usta bir aksiyon yazarı mahirliğinde yansıtması gibi bir şey mevzubahis değil. öyle eserler okumak isteyenlerin adresi lovecraft olmamalı zaten en başta...

bende işte epub formatında var bu toplu eserler, şu anda. bunu da başlıktaki ilk tanımımda da dediğim gibi thorium reader denen bir programla okuyorum. dipnotlar konusunda çevirmen iyi bir iş çıkartmış ve böyle bir programla okurken, toplam 100'e yakın sayıdaki her dipnotun numarasına tıklayıp işte ilgili açıklamayı/bilgilendirmeyi okumak da çok pratik. bu da bu eseri okuma deneyimimi ekstra keyifli hale getirdi diyebilirim.

bu tanımın da burada sonuna geldik. bendeki epub'da bir sonraki eser charles dexter ward vakası. bu ise lovecraft'ın en uzun eseri sanırım, ama "delilik dağları'nda"dan çok daha uzun falan da değil. artık yarın okuyup bitirir miyim, söz veremesem de yakında onu da okuyup bu başlığa diğer bir tanımımı girmiş olurum galiba.

yazının yukarılarında bahsettiğim, hani kapağı süper dediğim bendeki at the mountain of madness şu aşağıdaki baskıdandı bu arada. umarım bir yerlerden çıkar ya. çok seviyorum bunun kapağını, haha.

görsel
1 1
noctoth kullanıcısının profil fotografı