orlacs hande

maurice renard'ın bilim kurgu, gizem, suç ve korkuyu birlikte harmanladığı öyküsü les mains d’orlac'in yayımlanmasından 2 yıl sonra, yani 1924 yılında, dr.caligari'nin muayenehanesi filminden bildiğimiz yönetmen robert wiene'nin tekrar yönetmen koltuğunda oturduğu, dr.caligari'nin muayenehanesi filminde harikalar yaratmış aktör conrad veidt'in başrolünde bulunduğu, dışavurumcu alman sinemasının şaheserlerinden biri olarak anılan sessiz film.

ben bu filmi uğur film sitesinden izledim. film 1 saat 52 dakikalık uzunluğa sahipti, filmin aşırı tiyatral oyunculuğu ve hiç değişmeyen üzgün kemanlı müziği yüzünden inanılmaz darlanmıştım. dahası da filmin görüntü kalitesi çok kötü gözüküyordu, filmin çok ciddi restorasyona ihtiyacı olduğunu düşünmüştüm ki merak edip youtube üzerinden bir bakayım istedim, filmin full hali youtube üzerined bulunuyordu, görüntü kalitesi dr.caligari'nin muayenehanesi filmi kadar olmasa da inanılmaz iyiydi, müzikler de insanı bu sefer gerçekten sıkmıyor, filmin önüne geçmiyor ve dahası da filmle tam oturuyordu, 2 saat boyunca çalan gereksiz üzgün keman müziği yoktu yani.

sinematografi olarak robert abinin diğer filmleri gibi yine hoş, yine güzel, yine insanı içerisine çeken bir görüntü vardı filmde, sahneler her ne kadar gereksiz uzatılsa ve oyuncuların aşırı gereksiz tiyatral havaları yüzünden izleme isteğimi sömürse de, gayet iyiydi aslında. bakamayın bana, ben sinemada tiyatral bir şeyler görmek istemiyorum ama bundan zevk alan birini inanılmaz sarabilir bu film.

konusuna gelecek olursak, senaryosu çok güzel olmasına rağmen filmdeki yanlış ilerleyiş yüzünden çok farklı bir hissiyat oluşturmuş. spoiler vermeden anlatayım, filmde paul orlac çok harika bir piyanisttir, bir gün evine dönerken tren kazası yaşar ve ellerini kaybeder, aynı gün vesseur isimli bir katilin idamı gerçekleşir ve bir doktor sevgili paul'a vesseur'un ellerini diker, bu gerçeği öğrenen paul uzun süre kendine gelemez, bir katilin ellerini kullanmak istemez, dahası da ellerinin onu kontrol ettiği izlenimine kapılır, daha sonra da vesseur'un öldürüş biçimine benzer, vesseur'un bıçağı tarafından cinayetler işlenmeye başlar.

şimdi harika bir gizem, müthiş bir suç filmi olacak iken, paul orlac'ın kendi kendine acı çekmesi temalı, oturmamış ve daha da kötüsü insanı sıkan bir dram filmine dönüşmüş. çok daha iyisi çıkabilirmiş diye içten içe düşündüm, evet 1924 yapım bir film için beklentine tüküreyim diyebilirsiniz ama unutmayın, bu filmlerde efektler yok, bu filmlerde bilgisayarlarla uçmalar kaçmalar yok, bu filmlerde oyunculuk ve senaryo en büyük olaylar zaten, en iyi filmler benim için 1918-1969 arası çekilen filmler. kaldı ki robert wiene'nin dr caligari'nin muayenehanesi filmi benim izlediğim en iyi senaryolardan birine sahip yahu...

imdb'de 7 verilen bu filme 5.6 vermek istiyorum. izleyin ama büyük beklentiniz olmasın. dram sevene ideal.
0 0
kullanıcı adı kullanıcısının profil fotografı