buna nasıl alışır ki insan..? insan içindeki ümidi, her şeyin bir şekilde güzel olabileceğine dair inancını kaybetmemeli bence. çünkü insan olumsuzluğa alıştıkça, bir süre sonra onu yalnızca kabullenmiyor, onunla birlikte yaşamaya, hatta onu normal kabul etmeye başlıyor. işte o noktada insanın içi yavaş yavaş çürümeye başlıyor gibi geliyor bana.
ben bunu bir tür psikolojik buhran, dünyayla ve kendinle kurduğun ilişkinin bozulması olarak görüyorum. çünkü her şeyin kötü gitmesine, istediğimiz gibi olmamasına, haksızlıklara ve mutsuzluğa sürekli napalım hayat böyle diyerek alıştığımızda, bir süre sonra değiştirmek için çaba göstermenin de anlamını yitiriyoruz. nasıl olsa böyle düşüncesi insanın elini kolunu bağlıyor. sonra da içinde yaşadığı dünyaya karşı yabancılaşma başlıyor.
o yüzden bazı şeyleri kabullenmekle bazı şeylere alışmak arasında ciddi bir fark olduğunu düşünüyorum. hayatın her zaman istediğim gibi gitmeyeceğini elbette biliyorum. bazı kayıpları, hayal kırıklıklarını, değişmeyecek gerçekleri kabul etmek zorundayım. ama bunları hayatın değişmez normali haline getirmeyi, içimdeki itirazı susturmayı kabul edemiyorum.
belki de insanın içindeki umut biraz da bu itirazdan besleniyor. böyle olmak zorunda değil diyebilmekten.. çünkü bir şeyi değiştirme ihtimaline inanmadığım anda, onu değiştirmek için hiçbir şey yapmam zaten. o zaman hayatın içinde yaşayan biri olmaktan çıkıp hayatın bana sunduklarını seyreden birine dönüşürüm.
ben boktan bir dünyanın içinde dünyaya gelmiş ve yıllarca sütün içindeki kurbağa gibi çırpınmış biri olarak, olumsuzluklara alışmayı kendime yakıştırmıyorum. bunca çırpınmanın sonunda neyse, hayat böyleymiş deyip kenara çekilmek bana göre değil. içimde hala bir şeylerin değişebileceğine dair inanç varsa, onu korumak zorundayım.
hem değişim er ya da geç mukadder. belki istediğim yönde olur, belki olmaz. belki daha iyisi gelir, belki başka bir mücadele başlar. ama değişeceğine inanıyorum. benim yapmam gereken de o değişimin içinde mümkün olduğunca kendi payıma düşeni yapmak.
o yüzden hayır, alışamam. her şeyin kötü gitmesine, yanlışların normalleşmesine, içimin kararmasına alışamam. kabullenmem gereken şeyler olabilir ama umudumu kaybetmeyi kabullenemem. çünkü insan biraz da neye alışmayı reddettiğiyle kendisi oluyor.
bu kategoride başlık yok.
yükleniyor…
yükleniyor…
tanım eklemek için giriş yapmalısın.