the matrix

izlemeye başladığım ve neden bu kadar geç kaldığım için kendime kızdığım kült film serisi. gerçeklik algım birazcık bükülmüş olsa da kesinlikle beğendiğim bir film.

neye inanırsam gerçek odur. beynim benimle oynuyor.
3 0
sherlock holmes kullanıcısının profil fotografı
valla gönüller birmiş. ben de tam şimdi yazmayı tamamlamıştım bu filmle ilgili tanımımı. sherlock holmes - yazar yaman dedektif olduğundan o daha hızlı davrandı ama ben de yazmaya daha önce başlamıştım en azından. :-)

görsel

hayata dair algımı en çok etkilemiş filmlerden biridir. şimdiden söyleyeyim, 8.5/10 verdiğim bir filmdir. bu tarzda nirvana (1997) ve existenz (1999) filmlerini daha fazla severim. yani sıralamam bu şekildedir ve 3 numaram the matrix'tir. bu aslında en sevdiğim tarzdaki filmlerden biridir. yani dark city'yi (1997) bile az çok bu tarza dahil edebiliriz, ki bunu da dahil edersem bunu 2 numarama bile koyabilirim. bu tarz filmlerin atası diyebileceğim welt am draht (1973) da atlanmaması elzem bir film tabii bu kontekstte. ya da the thirteenth floor (1999) falan da var ki bu da o "ata"nın geldiği eserin başka bir uyarlamasıdır zaten. yani işte çok seviyorum ben bu tarz filmleri. total recall (1990) filmini bile bu bağlamda ele alabiliriz hatta. the matrix'te bu filme bariz göndermeler de var, hatta ve hatta. başka böyle örnekler de sayılabilir de bin tane filmden de bahsetmeyeyim şimdi, dedim.

the matrix çıktığında üniversite başlarındaydım. o "taze" zihnimin de etkisiyle cidden hayata bakışımı çok etkilemişti bu film. devam filmlerini pek tutmadım, hatta son çıkan 4. filmini 2 ve 3'ten daha iyi bulmuştum açıkçası. bu bağlamda büyük bir azınlığı temsil ediyorum. ya da küçük bir azınlığı mı deseydim... her neyse. ilk matrix filmini tek geçerim işte!

9 aydan fazla kullanmakta olduğum web browser'ım norton neo bile bu temada bir internet tarayıcısı. zaten 2025'te çıkan bir şey bu ve işte başlarda herkese açık değildi. ben "join waitlist" demiştim ve kısa sürede indirme bağlantısı mail'ime geliverdi. kendimi the matrix'teki neo gibi hissetmiştim. yani bu tarayıcıya aldığım davet, kurulum esnasındaki silsileler falan cidden neo'nun morpheus'tan davet alıp onun ekibine dahil olması süreci gibiydi. geyik yapmıyorum bu arada. cidden böyle bir süreçti. tabii ki tarayıcıdan çok memnun olduğum için kullanmaya devam ediyorum. yoksa sadece matrix temalı diye beğenmediğim bir browser kullanmazdım. haha.

filme dönersek... yani işte izlediğiniz yaş cidden önemli böyle mevzularda. mesela benden 10 yaş falan küçük olanlar da inception filminden bana benzer şekilde etkilenmişlerdir. ben o filmi hiç beğenmedim bu arada. gerçi bunun yaşımla da ilgisi yok. yani yaşıtlarımın da ekseriyetinin çok beğendiği bir film bu, malum. ben cinsim demek ki. zor beğenen kıl bir tipim.

bakın, filme nasıl da döndüm. kendime hayranlığım arttı resmen. ahaha.

yani filmi çok anlatmama gerek var mı bilemiyorum zaten. sinema tarihinin en bilinen filmlerinden biri zaten the matrix. yaş şöyle de önemli asında... bu film bilim kurgu olduğu kadar bir aksiyon filmi de. aksiyon filmlerini de genelde gençler çok beğenir. ben the matrix çıktığında mesela şimdiki yaşımda olsam, felsefesini beğensem bile fazla aksiyon sahnesi var diye gençliğimde beğendiğim kadar beğenmezdim bu filmi diye düşünüyorum.

felsefe... işte the matrix'in en parlak kısmı. tamam, süper orijinal olmayabilir ama çok iyi aktarılıyor bu filmin felsefesi. yani hakikaten böyle bu.

filmdeki favori repliğim:

trinity: neo… nobody has ever done this before.
neo: i know. that’s why it’s going to work.

yani işte 3 tane insanüstü güce ve canlı ötesi hıza sahip ajan ve bir sürü de güvenlik görevlisi olan bir binaya gidecekti trinity ve neo. daha doğrusu neo "ben tek gideceğim" diyordu da trinity "ben gelmezsem olmaz" deyip o da gidiyordu. işte bu olay öncesindeki replik. trinity'nin "gitme" dediğindeki argümanı elbette çok güçlü. yani öyle bir misyon tabii ki "olacak iş değil" dedirten bir şey. yani "daha önce hiç kimse böyle bir şeyi denemedi" diyor trinity, neo ise "işte bu yüzden işe yarayacak" diyor. valla süper mantık. yani daha önce başkaları denese tüm o ajanlar ve silahlı güvenlik görevlileri böyle bir şeye hazırlıklı olur. ama bunu ilk defa deneyen kişiler olacaklarından onları gafil avlama ihtimalleri epey yükselir kahramanlarımızın. süper bir mantık yani neo'nunki. p

peki bu misyonda başarılı olabiliyorlar mı? spoiler veremem. gerçi versem bile "sorry, but not sorry" derdim. işte böyle de pişkinin en önde bayrak sallayanıyımdır.

görsel
3 0
ythrilnaw kullanıcısının profil fotografı