aylak adam

bir yusuf atılgan romanı.

romanın ana karakteri olan c. sıra dışı bir figürdür. toplumun dayattığı geleneklere, ilişkilere ve normlara uyum sağlamayı reddeden bir karakterdir. zengin, yalnız ve aylak bir hayat sürerken, hayatın anlamını ve gerçek sevgiyi arayışı romanın özünü oluşturur.

roman boyunca c.’nin içsel çatışmalarına, geçmişiyle yüzleşmelerine ve insanlarla olan sorunlu ilişkilerine tanık oluruz. özellikle çocukluk travmaları, annesiyle olan sorunlu bağı ve sevgiyi bulma konusundaki saplantısı, karakterin derinlikli psikolojik çözümlemesine olanak tanır. aylak adam biraz sartre ve camus gibi yazarların etkisini taşıyor. ama yusuf atılgan bu etkiyi birebir kopyalamak yerine, kendi diliyle ve ülkemizi şartlarına göre yorumlamış.

aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen hala güncelliğini koruyan, bence herkesin en az bir kez okuması gereken klasiklerden biri.
1 1
tool kullanıcısının profil fotografı
"temmuz 23'ün yanına yalnız iki kelime yazılmıştı: 'onu seviyorum.' buna da inanmadı. 'yalan! beni sevseydin o günün 23 temmuz olduğunu bilmezdin."

alıntısına sahip, tekrar tekrar okunası müthiş bir yusuf atılgan eseri.
2 1
daenerys kullanıcısının profil fotografı
yusuf atılgan ile tanışmamı sağlayan eseri. keşke bitmeseydi dediğim kitaplardandı. bende yeni ufuklar açmış, c. hayata resmen bakış açımı değiştirmişti. gerek yazım diliyle gerekse c. gibi bir karakter sayesinde elimden bırakamadığım bir kitap olmuştu.

karakter o kadar aylaktır ki yazar, ona isim vermemiş sadece "c." demiştir. babadan kalma parası olan c. bir işte çalışmaz. "mesleğin ne?" diye sorarlarsa "aylakım ben." diye yanıtlar. ona göre aylak olmak da çok zordu, herkes yapamazdı aylaklığı.

"herkesin bir işi oluşu tuhaftı."

diye düşünürdü. herkese ve her şeye "karşı" durur c. tekdüzeliği, sıradanlığı istemez ve karşı çıkar bu duruma. bir lokantanın kendisini "müşterisi" olarak görmesini bile istemez hatta. eğer öyle olursa oraya sürekli giden, oraya gitmeyi "alışkanlık" haline getiren birisi olmuş gibi olurdu çünkü.

c. aynı zamanda bir kızı seviyordu sevmesine de, alışkanlıklara ve tekdüzeliğe olan katlanamazlığı ile c. bu durumu ne kadar sürdürebilirdi ki acaba? her şeye karşı olmasıyla beraber toplumun da belirlediği gibi yaşamaya dayanamazlığı vardı c.'nin. öyleki sevdiğiyle buluştukları bir lokanya 1 den fazla kez geldi diye

"böyle giderse bu masa sevgilerinin kutsal yeri olacaktı. bir yerleri olması kötüydü. sonra insan kendinin değil, o yerin isteğine uygun yaşamaya başlardı."

demekten kendini alamamıştı.
2 1
sherlock holmes kullanıcısının profil fotografı