yalan rüzgarı

bir  lee phillip bell ve  william j. bell dizisidir.
görsel
1973 yılından beri yayımlanan, toplamda on üç bin beş yüz bölüm sayısını geçmiş olan ve bir dönem türk televizyonlarında da büyük bir izleyici kitlesi tarafından izlenen pembe dizidir.

dizide eric braeden dört bin bölümün üzerinde rol alırken doug davidson, peter bergman, joshua morrow, melody thomas scott ve sharon case üç bin bölümün üzerine çıkan isimlendir. iki bin bölümden fazla rol alan isimler ise ameila heinle, kate linder, michelle stafford, christian jules le blanc ve eileen davidson olmuştur.

bu kadar uzun bir zamandır sürüyor olmasına rağmen dizinin diğer tüm pembe diziler gibi dişe dokunur bir konusu yoktur. nasıl ki dallas dizisinde petrol devi insanları izlediysek bu dizide de kozmetik sektöründe çalışan iki rakip ailenin hikayesini izliyoruz.

abbot ve newman ailelerinin elli yıldır süren savaşının anlatıldığı dizinin orijinal adı the young and the restless olan diziyi  yalan rüzgârı ismiyle çevirerek dizinin logosunu kendi açımızdan da kullanılabilir kılmış olmamızdır.
6 2
insanolunbiraz kullanıcısının profil fotografı
çok sevdiğim bir diziydi. ilk celebrity crush'ım da bu dizideki christine "cricket" blair karakterini canlandıran lauralee bell'dir. çocukluk ve ergenlik aşkımdır yani kendisi.

görsel

dizide paul'un lauren fenmore'u kurtardığı süreç müthiş heyecanlıydı bu arada. insanolunbiraz'ın dediği gibi, dizinin kurgusunda normalde bir numara yoktu ama bu bahsettiğim harika bir istisnaydı. kadın canlı gömülmüştü falan. yani öyle bir kurtarış. dizinin buraları hafızamdan kesinlikle silinmiyor.

pek muhafazakar "takılan" rahmetli anneannem bile manyağıydı bu dizinin. bunun gibi bir diziyi ya da saklambaç gibi çöpçatanlık programlarını nasıl izleyebildiğini sorduğumuzda ise anneannem "ben onların rezilliklerini izliyorum" diye yanıt verirdi.

ayrıca annemin babaannesi, 105 yaşında falan vefat eden emetullah ninem de bu diziyi izleyebilmek için yakınında oturduğu anneannemlere gelirdi her akşam. müthiş bir gülümsemeyle zevkle izlerdi. zaten kendisi dünyanın en gamsız insanıydı. herhalde o yüzden bu kadar uzun yaşadı. 102 yaşındayken kendisine araba çarpmıştı, kalçası kırılmıştı ve kaynadıktan sonra gene rahatça yürüyebilmeye devam etmişti.

emetullah ninem, bu dizideki victor karakterine "katmerli" derdi, alnındaki kırışıklıklar hasebiyle. haha.

ne güzel zamanlardı ya. bu dizinin de bende çok anısı var işte. severdim.

bu arada bu dizinin çevirmenlerinden biri, okuduğum ingiliz dili ve edebiyatı bölümündeki orta çağ uzmanı ufuk ege hocamız imiş. kendisi bize söylemişti. hatta dizide hiçbir karakterin hiçbir sahnede oturmadığını da bize ilk kendisi fark ettirmişti. o kadar sene izledik, bu hocamız söyleyene kadar hiçbirimiz fark etmemişiz sınıftakilerden harbiden de. ahaha. peki bunu siz fark etmiş miydiniz? yani buna dikkat etmiş miydiniz? yanıtlarınızı 0900-909-99-99 numarasından bize iletebilirsiniz.
6 1
ythrilnaw kullanıcısının profil fotografı
rahmetli babaannem ile kavga sebebimiz olan diziydi. o bunu izlemek isterdi, ben şirinleri... kadıncağızın ömrü yetmedi sonunu görmeye ama çok sonradan öğrendim ki yetemezmiş de zaten. 13 bin küsur bölüm yazacak ve çekecek ne buldular acaba? hayır, one piece falan gibi fantastik bir yapım da değil ki, hiç mi tıkanıp kalmadılar?
5 2
satanistsanilanveteriner kullanıcısının profil fotografı