çok sevdiğim bir diziydi. ilk celebrity crush'ım da bu dizideki christine "cricket" blair karakterini canlandıran lauralee bell'dir. çocukluk ve ergenlik aşkımdır yani kendisi.

dizide paul'un lauren fenmore'u kurtardığı süreç müthiş heyecanlıydı bu arada. insanolunbiraz'ın dediği gibi, dizinin kurgusunda normalde bir numara yoktu ama bu bahsettiğim harika bir istisnaydı. kadın canlı gömülmüştü falan. yani öyle bir kurtarış. dizinin buraları hafızamdan kesinlikle silinmiyor.
pek muhafazakar "takılan" rahmetli anneannem bile manyağıydı bu dizinin. bunun gibi bir diziyi ya da saklambaç gibi çöpçatanlık programlarını nasıl izleyebildiğini sorduğumuzda ise anneannem "ben onların rezilliklerini izliyorum" diye yanıt verirdi.
ayrıca annemin babaannesi, 105 yaşında falan vefat eden emetullah ninem de bu diziyi izleyebilmek için yakınında oturduğu anneannemlere gelirdi her akşam. müthiş bir gülümsemeyle zevkle izlerdi. zaten kendisi dünyanın en gamsız insanıydı. herhalde o yüzden bu kadar uzun yaşadı. 102 yaşındayken kendisine araba çarpmıştı, kalçası kırılmıştı ve kaynadıktan sonra gene rahatça yürüyebilmeye devam etmişti.
emetullah ninem, bu dizideki victor karakterine "katmerli" derdi, alnındaki kırışıklıklar hasebiyle. haha.
ne güzel zamanlardı ya. bu dizinin de bende çok anısı var işte. severdim.
bu arada bu dizinin çevirmenlerinden biri, okuduğum ingiliz dili ve edebiyatı bölümündeki orta çağ uzmanı ufuk ege hocamız imiş. kendisi bize söylemişti. hatta dizide hiçbir karakterin hiçbir sahnede oturmadığını da bize ilk kendisi fark ettirmişti. o kadar sene izledik, bu hocamız söyleyene kadar hiçbirimiz fark etmemişiz sınıftakilerden harbiden de. ahaha. peki bunu siz fark etmiş miydiniz? yani buna dikkat etmiş miydiniz? yanıtlarınızı 0900-909-99-99 numarasından bize iletebilirsiniz.

dizide paul'un lauren fenmore'u kurtardığı süreç müthiş heyecanlıydı bu arada. insanolunbiraz'ın dediği gibi, dizinin kurgusunda normalde bir numara yoktu ama bu bahsettiğim harika bir istisnaydı. kadın canlı gömülmüştü falan. yani öyle bir kurtarış. dizinin buraları hafızamdan kesinlikle silinmiyor.
pek muhafazakar "takılan" rahmetli anneannem bile manyağıydı bu dizinin. bunun gibi bir diziyi ya da saklambaç gibi çöpçatanlık programlarını nasıl izleyebildiğini sorduğumuzda ise anneannem "ben onların rezilliklerini izliyorum" diye yanıt verirdi.
ayrıca annemin babaannesi, 105 yaşında falan vefat eden emetullah ninem de bu diziyi izleyebilmek için yakınında oturduğu anneannemlere gelirdi her akşam. müthiş bir gülümsemeyle zevkle izlerdi. zaten kendisi dünyanın en gamsız insanıydı. herhalde o yüzden bu kadar uzun yaşadı. 102 yaşındayken kendisine araba çarpmıştı, kalçası kırılmıştı ve kaynadıktan sonra gene rahatça yürüyebilmeye devam etmişti.
emetullah ninem, bu dizideki victor karakterine "katmerli" derdi, alnındaki kırışıklıklar hasebiyle. haha.
ne güzel zamanlardı ya. bu dizinin de bende çok anısı var işte. severdim.
bu arada bu dizinin çevirmenlerinden biri, okuduğum ingiliz dili ve edebiyatı bölümündeki orta çağ uzmanı ufuk ege hocamız imiş. kendisi bize söylemişti. hatta dizide hiçbir karakterin hiçbir sahnede oturmadığını da bize ilk kendisi fark ettirmişti. o kadar sene izledik, bu hocamız söyleyene kadar hiçbirimiz fark etmemişiz sınıftakilerden harbiden de. ahaha. peki bunu siz fark etmiş miydiniz? yani buna dikkat etmiş miydiniz? yanıtlarınızı 0900-909-99-99 numarasından bize iletebilirsiniz.