nahit sırrı örik'in 1940'da yayımlanmış romanıdır ve dönemin aile yapısını, sınıf ilişkilerini ve özellikle bastırılmış duyguların insanı nasıl dönüştürebileceğini merkezine almıştır. roman, kıskanmayı bir duygudan ziyade; yıllarca biriken kırgınlık, dışlanmışlık ve güç ilişkilerinin sonucu olarak ele alan dikkat çekici bir eserdir.
romanın merkezinde seniha karakteri vardır. fiziksel görünüşü nedeniyle hayat boyunca geri planda bırakıldığına inanan seniha, kardeşi halit’in daha ayrıcalıklı ve görünür hayatına karşı içten içe büyüttüğü kıskançlıkla şekillenir. ancak burada kıskançlık sıradan bir "başkasında olanı isteme"hâli değildir; görülmeme, sevilmeme ve değersiz hissetmenin zamanla nasıl sert bir karaktere dönüştürebildiğinin hikâyesidir. seniha çoğu yerde kardeşi halit’in hayatını gerçekten sahiplenmek ya da onun yerine geçmek istemez. daha çok, kendisine verilmediğini düşündüğü mutluluğun, ilginin ve ayrıcalığın başkasında da rahatça var olmasına tahammül edemez. bu yüzden romandaki kıskançlık, hasetten çok hınç ve yıkıcı bir dengeleme arzusu taşır; "ben yükselmiyorsam sen de düş." seniha’nın bazı kararları ve müdahaleleri de doğrudan kazanma amacı değil; karşı tarafın kaybetmesini izleme isteğiyle şekillenir. bu da romanı rahatsız edici bir biçimde gerçekçi yapar. hatta esere konu tek kıskançlık seniha'ya ait değildir de; nüzhet'in annesi, nüzhet'in birlikte olduğu ve bıraktığı kadınlar söz konusu olduğunda müthiş bir haz alır. adeta nüzhet aracılığıyla diğer kadınlardan intikam alıyor hissi verir.
eser, olay örgüsünden çok karakterlerin iç dünyasına yaslanır. bu yönüyle psikolojik çözümlemeleri güçlü romanlar arasındadır.
romanın merkezinde seniha karakteri vardır. fiziksel görünüşü nedeniyle hayat boyunca geri planda bırakıldığına inanan seniha, kardeşi halit’in daha ayrıcalıklı ve görünür hayatına karşı içten içe büyüttüğü kıskançlıkla şekillenir. ancak burada kıskançlık sıradan bir "başkasında olanı isteme"hâli değildir; görülmeme, sevilmeme ve değersiz hissetmenin zamanla nasıl sert bir karaktere dönüştürebildiğinin hikâyesidir. seniha çoğu yerde kardeşi halit’in hayatını gerçekten sahiplenmek ya da onun yerine geçmek istemez. daha çok, kendisine verilmediğini düşündüğü mutluluğun, ilginin ve ayrıcalığın başkasında da rahatça var olmasına tahammül edemez. bu yüzden romandaki kıskançlık, hasetten çok hınç ve yıkıcı bir dengeleme arzusu taşır; "ben yükselmiyorsam sen de düş." seniha’nın bazı kararları ve müdahaleleri de doğrudan kazanma amacı değil; karşı tarafın kaybetmesini izleme isteğiyle şekillenir. bu da romanı rahatsız edici bir biçimde gerçekçi yapar. hatta esere konu tek kıskançlık seniha'ya ait değildir de; nüzhet'in annesi, nüzhet'in birlikte olduğu ve bıraktığı kadınlar söz konusu olduğunda müthiş bir haz alır. adeta nüzhet aracılığıyla diğer kadınlardan intikam alıyor hissi verir.
eser, olay örgüsünden çok karakterlerin iç dünyasına yaslanır. bu yönüyle psikolojik çözümlemeleri güçlü romanlar arasındadır.