nehir tuna'nın yazıp yönettiği, 2023 yılı, türkiye, almanya, fransa ortak yapımı, ödüllerden ödül beğenmiş film.
özellikle 90'ların sonlarında dindar ve seküler çevre arasındaki gerilimi ve tarikat yurtlarında kalan öğrencilerin yaşadığı arada kalmışlığı anlatmaya çalışan film, 1996 yılında geçiyor.
başrolümüz 14 yaşındaki ahmet'in babası aczmendi tarikatı'nın hatırı sayılır üyelerinden biri ve çocuğunu da ağaç yaşken eğilsin mantığıyla yatılı olarak tarikat yurduna gönderiyor. ahmet, bir yandan örgün eğitimine devam ediyor ama okuldan sonra da kalmayı istemediği yurduna geri dönüyor. yurtta, evi ve kimsesi olmadığı için kalmak zorunda olan hakan ile arkadaşlık kuruyor. filmde de hem bu ikilinin yaşadıklarını hem de ahmet'in örgün eğitimdeki arkadaşlarıyla ve ailesiyle yaşadıklarını izliyoruz.
lisedeyken aynı durumda olan birkaç arkadaşım yurtları anlatırken buradakine benzer şeyler anlatmıştı. izlerken biraz onları hatırladım. şimdi sorsam göt korkusuna anlatmazlar tabi ama. neys.
---spoiler---
filmin siyah beyaz başlayıp, ahmet'in kendini ilk özgür hissettiği anda renklenmesi detayı çok hoştu.
hakan'ın hoca tarafından cinsel istismara uğradığını, buharlı camdaki el izleriyle üstü kapalı şekilde vermeleri on numara olmuş çünkü film zaten yeterince rahatsız ediciydi ve bunu açıkça görmemek iyi oldu.
bir de ahmet'in tekrar yurda dönmemek için kendisini ağaçtan attığı sahnede aşırı üzüldüm. bu o kadar gerçek bir tepki ki. muhtemelen sorgulamaya giren, yurtta kalmaktan rahatsız olan kaç çocuk bu veya buna benzer şeyler yapmışlardır...
ayrıca, filmin sonunda hakan'ın yaşadığı katarsis sonrası ahmet'i taciz etmesi de hiç şaşırtmadı. istismar mağduru ergenlerde istismar yönelimi daha fazla oluyor ama anlamadığım şey bunu neden bu şekilde vermiş? film boyunca ahmet ve hakan arasında bir cinsel gerilim yaratıp durdu yönetmen ve bunu çok da yakın arkadaşlık üzerinden yapmadı. bilmiyorum bura biraz garip geldi.
---spoiler---
sana puanım 9 kanka.
özellikle 90'ların sonlarında dindar ve seküler çevre arasındaki gerilimi ve tarikat yurtlarında kalan öğrencilerin yaşadığı arada kalmışlığı anlatmaya çalışan film, 1996 yılında geçiyor.
başrolümüz 14 yaşındaki ahmet'in babası aczmendi tarikatı'nın hatırı sayılır üyelerinden biri ve çocuğunu da ağaç yaşken eğilsin mantığıyla yatılı olarak tarikat yurduna gönderiyor. ahmet, bir yandan örgün eğitimine devam ediyor ama okuldan sonra da kalmayı istemediği yurduna geri dönüyor. yurtta, evi ve kimsesi olmadığı için kalmak zorunda olan hakan ile arkadaşlık kuruyor. filmde de hem bu ikilinin yaşadıklarını hem de ahmet'in örgün eğitimdeki arkadaşlarıyla ve ailesiyle yaşadıklarını izliyoruz.
lisedeyken aynı durumda olan birkaç arkadaşım yurtları anlatırken buradakine benzer şeyler anlatmıştı. izlerken biraz onları hatırladım. şimdi sorsam göt korkusuna anlatmazlar tabi ama. neys.
---spoiler---
filmin siyah beyaz başlayıp, ahmet'in kendini ilk özgür hissettiği anda renklenmesi detayı çok hoştu.
hakan'ın hoca tarafından cinsel istismara uğradığını, buharlı camdaki el izleriyle üstü kapalı şekilde vermeleri on numara olmuş çünkü film zaten yeterince rahatsız ediciydi ve bunu açıkça görmemek iyi oldu.
bir de ahmet'in tekrar yurda dönmemek için kendisini ağaçtan attığı sahnede aşırı üzüldüm. bu o kadar gerçek bir tepki ki. muhtemelen sorgulamaya giren, yurtta kalmaktan rahatsız olan kaç çocuk bu veya buna benzer şeyler yapmışlardır...
ayrıca, filmin sonunda hakan'ın yaşadığı katarsis sonrası ahmet'i taciz etmesi de hiç şaşırtmadı. istismar mağduru ergenlerde istismar yönelimi daha fazla oluyor ama anlamadığım şey bunu neden bu şekilde vermiş? film boyunca ahmet ve hakan arasında bir cinsel gerilim yaratıp durdu yönetmen ve bunu çok da yakın arkadaşlık üzerinden yapmadı. bilmiyorum bura biraz garip geldi.
---spoiler---
sana puanım 9 kanka.