liman devleti kontrolü; denizcilik dünyasının resmi, tavizsiz ve en etkili denetleme mekanizmasıdır. "geminin bayrağı ne olursa olsun, eğer benim limanıma geliyorsan uluslararası kurallara uymak zorundasın" diyen küresel bir denetimdir.

uluslararası sularda seyreden yabancı bayraklı gemilerin, uğradıkları limanlardaki yerel otoriteler tarafından; denizde can ve mal güvenliği, çevre kirliliğinin önlenmesi ve gemi adamlarının yaşam/çalışma koşulları standartlarına uygunluk açısından denetlenmesi sürecidir.

normal şartlarda bir geminin kurallara uyup uymadığını denetlemek, o geminin arkasında dalgalanan bayrağın sahibine (bayrak devleti'ne) aittir. ancak denizcilik tarihinin kanayan yarası olan "kolay bayrak" (flag of convenience) ülkeleri (panama, liberya vb.), sırf daha çok gemi çekebilmek için denetimleri gevşek tutunca ortaya yürüyen birer saatli bomba olan "hurda gemiler" çıktı. işte bunun önüne geçmek için 1982 yılında paparis memorandumu (paris mou) ile psc kavramı doğdu. amaç, bayrak devletlerinin yapmadığı veya yapamadığı denetimleri, geminin ticaret yaptığı liman devletlerinin yapmasını sağlamak.

psc denetimlerinin en caydırıcı gücü detention, yani geminin seferden menedilerek limanda alıkonulmasıdır. müfettişler gemide can, mal veya çevre güvenliğini doğrudan tehdit eden ciddi bir eksiklik (major deficiency) tespit ederse, o eksiklik giderilene kadar geminin limandan kalkışına izin vermez. günde on binlerce dolar bulan lojistik kayıp, armatörün prestijinin sarsılması, sigorta primlerinin fırlaması ve geminin uluslararası "kara liste"ye (blacklist) girme riski. bu yüzden hiçbir kaptan veya armatör psc ile karşı karşıya gelmek istemez.

dünyadaki tüm limanların birbiriyle bilgi paylaşması için psc mekanizması bölgesel anlaşmalara (memorandumlara) bölünmüştür.
mesela:
paris mou: avrupa ve kuzey atlantik bölgesi (en prestijli ve katı olanı).
tokyo mou: asya-pasifik bölgesi.
karadeniz ve akdeniz mou: türkiye’nin de içinde bulunduğu ve aktif rol oynadığı bölgeler.

bir gemi paris mou sınırlarında bir limanda kara listeye alınırsa, bu bilgi sistem üzerinden tüm üye ülkelere yayılır ve gemi gittiği sonraki limanlarda doğrudan "yüksek riskli" olarak işaretlenip en ağır denetime tabi tutulur. yani psc, deniz ticaretinin vahşi bir kâr yarışına dönmesini engelleyen, denizleri kirleten ve personelinin hakkını gasp eden gemileri oyunun dışına iten küresel denizciliğin en önemli emniyet supabıdır.
1 0
gece kullanıcısının profil fotografı