asıl adı thomas lanier williams olan ve 20. yüzyılın en seçkin oyun yazarı kabul edilen amerikalı oyun yazarıdır. benim de oyun yazarları arasında en sevdiğim ilk beşte rahatça yerini almıştır.
sorunlu bir aile yaşantısı olan ve kendisi de hayatının ilk yıllarını hastalıklarla geçiren williams, annesinin 13 yaşında daktilo hediye etmesi ve hayal gücünü kullanmaya teşvik etmesiyle yazma serüvenine başlamıştır.
iki kez pulitzer ödülüne layık görülmüştür. bu oyunlar "arzu tramvayı" ve "kızgın damdaki kedi"dir. bunun yanında en bilinen eserlerinden biri "sırça hayvan koleksiyonu"dur.
hemen her eserinde aile yaşantısı ve özellikle kız kardeşinden izler bulmak mümkündür. eserlerinde ortaya koyduğu karakterleri, aile fertlerinden ilham alarak yazdığını söylemek yanlış olmaz. yine birçok eserinde "büyük buhran" izleri görmek mümkündür. tarzı gotik edebiyata dönük, işlediği mekânlar iç daraltıcı ve karakterleri de yorucudur. bu sebeple eserleri psikolojik açıdan dinamik de diyebiliriz. yine eşcinsellik konularına da rastlamak sürpriz değildir zira kendisi eşcinsel biridir. özel ve sosyal hayatında yaşadığı bütün kaosun bir tepkisi olarak okumak mümkündür eserlerini.
1983'te, new york elysee otelde, boğazına şişe kapağı kaçması sonucu hakkın rahmetine kavuşmuştur. alkol ve aşırı dozda alınan ilacın etkisiyle tepki verememiş ve vefat etmiştir.
sorunlu bir aile yaşantısı olan ve kendisi de hayatının ilk yıllarını hastalıklarla geçiren williams, annesinin 13 yaşında daktilo hediye etmesi ve hayal gücünü kullanmaya teşvik etmesiyle yazma serüvenine başlamıştır.
iki kez pulitzer ödülüne layık görülmüştür. bu oyunlar "arzu tramvayı" ve "kızgın damdaki kedi"dir. bunun yanında en bilinen eserlerinden biri "sırça hayvan koleksiyonu"dur.
hemen her eserinde aile yaşantısı ve özellikle kız kardeşinden izler bulmak mümkündür. eserlerinde ortaya koyduğu karakterleri, aile fertlerinden ilham alarak yazdığını söylemek yanlış olmaz. yine birçok eserinde "büyük buhran" izleri görmek mümkündür. tarzı gotik edebiyata dönük, işlediği mekânlar iç daraltıcı ve karakterleri de yorucudur. bu sebeple eserleri psikolojik açıdan dinamik de diyebiliriz. yine eşcinsellik konularına da rastlamak sürpriz değildir zira kendisi eşcinsel biridir. özel ve sosyal hayatında yaşadığı bütün kaosun bir tepkisi olarak okumak mümkündür eserlerini.
1983'te, new york elysee otelde, boğazına şişe kapağı kaçması sonucu hakkın rahmetine kavuşmuştur. alkol ve aşırı dozda alınan ilacın etkisiyle tepki verememiş ve vefat etmiştir.