ahmet ümit'in başkomiser nevzat serisinin son kitabıdır. o kadar akıcıydı ki üslubu, yalnızca iki gün içinde kitabı bitirmiş bulundum.

başkomiserin diğer vakalarının aksine bu sefer peşinde olduğu vaka kendi geçmişine dayanır ve daha şahsidir. tam 7 sene önce, karısı güzide ve kızı aysun'u kaybetmiş olan başkomiser nevzat bu sefer ağva'da şans eseri bir heyelanla ortaya çıkan iskeletle yeniden yedi sene öncesinde yaşanmış defterleri açmak zorunda kalır. lakin 7 sene önce yaşadığı olayları bir sis perdesi ardından zar zor hatırlamakta hatta bazı şeyleri hiç hatırlamamaktadır. vaka boyunca en yakınındaki dostlarından hatta kendinen bile şüphe edecek duruma düşmüştür başkomiser nevzat. olaylar arapsaçına dönmüş ve hatırlamadığı olaylar yakasını bırakmamıştır. bir sis bulutu ardındaki anılarını bırakıp mantığıyla olayları çözmeye çalışmıştır. başkomiserimizin ruh hali gayet güzel betimlenmiş, hava durumu sanki yaşanmış olayın laneti gibi hep aynı kalmıştır.

her ne kadar kitabın ortalarında suçluyu tahmin etmiş olsam da gerçekten çok sürükleyiciydi ve kendini sonuna kadar okuttu.
5 2
mihmandar kullanıcısının profil fotografı